‘İçeriye girince hangi seslerin hangi pavyonlara ait olduğu daha iyi anlaşılıyor.’ Du.
Tele-Gide pavyonunda, ondört yaşlarında, spor gömlekli, sarışın bir oğlan, direksiyona kablolarla bağlı bir minyatür otoyu uzaktan falsosuz yöneterek trafik engellerini aşırıp masa üzerindeki garaja sokmaya çalışıyordu.Oto garaja giremeden, falsoyu duyuran ziller çaldı. Direksiyon kitlendi.
Kelimeleri tek tek okuyan ciddi tonlu bir ses görünmeyen bir hoparlörden sesleniyordu:
- Paris ‘te, Londra ‘da, Berlin ‘de, Lizbon ‘da ve Roma ‘da, adları dillerde destanlaşan korkusuz Bahadır Kardeşler ‘in Motosiklet Ölüm Silindiri… Ölüm numaralarını seyredeceksiniz… Ölüm silindirinde.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Çok güzel bir hikaye okuyoruz, teşekkürler İsmet Abi.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta