Daha okuma yazma bilmediği günlerdi. Eline aldığı kalemle çizer dururdu beyaz kâğıdı… Sonra da ebeveynine:
“ – Bak senin adını yazdım. “ derdi…
Programlar yapıp yolculuğa çıkarırdı, her yazdığı kişiyi… Ve isimler takardı. Ay olurdu bazen karanlık sokakları aydınlatan, bazen güneş yapıp çevreyi ısıtan, yıldız yapıp ışıklandıran insanların sohbeti için giderdi sonsuza…
“- Gitmeli miyim? Diyerek kendine sorar… Sonra cevaplardı. “- Evet. Gitmeliyim… Gitmeliyim… Gitmeliyim.”… Sonsuz yolculuklara yelken açmalıyım…”
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Sevgi katalım topluma
Anlayış perdeleri dikelim
Ders almasını bilelim hayattan
Umuda yolculuk başlar o zaman
Hoş dizelerle final edilmiş güzel bir yazı. Can-ı gönülden tebrikler tam puan ile duyarlı yüreğinize. Kaleminiz daim olsun!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta