Hüzün çöküyor, akşamın incecik çizgisine.
Kırmızısı koyulaşıyor, karartısına doluşarak.
Ve her an bir kadın daha düşüyor, yıkılarak.
Toprağın genzi dolu, hıçkırıklarını yutarak.
Doğamıyor üzerlerine, ayaydınlık şafaklar.
Tohumlar serpilmişti, filizlenip büyümeye.
Onunla gelişip, çoğalacaktı bütün dünya.
Devirleri daim olacaktı, süren varlıklarıyla.
Kopuyorlar, yaşam formunun zincirinden.
Yaşanacak mı peki, kadın olmadan dünya?
Cinsiyet ayrımı, gövdeden dallar budamaktı.
Korkulara salmak, toprağından koparmaktı.
Yüreğinden vurmak, varlığına son vermekti.
Şiddet, kadınları son istikamete götürmekti.
Söylesinler, vicdan böyle bir ağırlığı tartar mı?
Ürkek titreyerek, eliyle yüz kapatıyor suskun.
Duvar köşesine çökmüş, benliği yok olmuş.
Sıkılmış yumruklar, inerken ardarda üstüne.
Yavrusunu mezalimden saklıyor, dil susmuş.
Yok olup giden sadece kimlik değil, insanlık.
Eritelim artık, felakete sürükleyen bu şiddeti.
Ne geldiyse başımıza, hep bu yüzden geldi.
Her türlü yıkım, facia, empatisizlikten geldi.
Tükenmesin nefes, öfke nöbetinin uğruna.
Hayata ve yaşama can katabilmek önemli.
Gümüşgül’üm, insaniyetlikten daha güzel.
Bir varoluş, onarıcı, iyileştiren hâl görmedim.
Kendini kandil yapan, merhem süren elden.
Daha fevkalâde şifacı olan insan görmedim.
Anlayış dilinden başkaca tedavi görmedim.
Hamiye Gül
Kayıt Tarihi : 7.3.2026 20:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!