Zehirli Sessizlik
Sıyrıl artık o tatlı uyuşukluktan, ey can!
Ne bir yara merhemi ne de bir avuntu sesi.
Gözünün feri kararmış, ruhun derin bir viran,
Hakikatin gömüldüğü, bu zehirli nefesi.
ZEHİR VE ZIRH
Sadece kuklalarla dolmaz bu meydan
Kuklacı elini tutanlar hani?
Yalnızca sahneye bakma ey insan
Tezgahı arkada kuranlar hani?
Zincirler ve Sırlar
Gözümde yaş kalmadı, ser çeşmenin başına,
Zincirleri vurdular o üç tane taşına,
Niyaz edem dedim, zaptiye çıktı karşıma,
Medet ey aslanım, neler çıkar bahtıma.
Elest meclisinde zuhur olundu,
Kalu belaya çok dem vuruldu.
Haydar-ı Kerrar’a selam duruldu,
Sırlık makamı kuruldu kurulalı.
Sır deryasından bir katre su çekildi,
ZULMÜN KİTABI
Baba vasiyetidir, düştüm yollara,
Eşkıya aradım, sordum kullara,
Dediler "Dağdaki, can katar nara,"
Gördüm ki gerçek dev, postta gizlenmiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!