Sabrın Sesi Var

Ömer Albayrak Hayat Mr
53

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Sabrın Sesi Var

Ben her şeye sabrettim.
Bir sabahın erken saatinde;
mutfağın ışığını yakarken, daha gün başlamadan birilerinin benden bir şey beklemesine meselâ
Çayın altını açtım,
EV sustu,
telefon çaldı,
ben sustum.
Cevap vermeyerek de bir çok hayatı taşıyabiliyorum.

İş vardı,
işin ağırlığı vardı,
Yüzüme bile bakmadan “daha iyisini yapabilirsin” diyenler vardı.
Yaptım.
Sonra yaptığım şeyi küçümseyenler çıktı.
Biraz daha yaptım.
Bu defa kıskananlar çıktı.
Ben de masanın üzerindeki ekmek kırıntılarını bir kenara toplar gibi kendimi topladım.

Arkadaşlarım oldu,
ama bazen arkadaşlık dediğim ağrı,
aynı masada oturup ne kadar yorulduğumu görmedi.

Sevdiklerim oldu,
onlar da beni sevdiler,
ama herkes sevgisini kendi bildiği kadar verdi.

Verilmeyeni istememeyi öğrendim.
Sevmek istediklerim oldu.
İşte en zoru buydu.
Birine yaklaşmak istedim, karşımda bir kapı buldum.
Kapıyı zorlamadım.
Kapılar açılamadığı için değil, ardında kilitleyen bir insan olduğu için kapalıdır.
Bunu da anladım.

Anlamadığım şeyler de oldu elbette.
Mesela neden iyi niyetten şüphe edilir,
neden güzel yaptığın iş başkasının canını sıkar, neden birinin yükselmesi ötekinin omzuna basılmış gibi gelir?
Bilmiyorum.
Artık bilmek de istemiyorum.
Ben yalnızca elimden geleni yaptım.

Bir ağacı budarken dallarına kızmadım.
Bir yol uzadığında yola küfretmedim.
Gece olduğunda geceyi suçlamadım.
İnsanları da suçlamıyorum artık.
Herkes kendi içindeki kalabalıktan biraz eksilterek tutunuyor hayata.
Kimi susuyor,
kimi bağırıyor,
kimi başkasının hayatına kendi yarasını sürüyor.
Benim payıma sabretmek düştü.
Sabrettim.
Sanmayın ki hiçbir şey olmadı içimde.
Oldu.
Çok şey oldu.

Bazı insanları sevdim,
sonra onlardan vazgeçmedim,
sadece onlara ulaşmaya çalışmayı bıraktım.
Bazı sözleri unutmadım,
ama onları taşıyacak bir yer bırakmadım içimde.
Bazı kırgınlıkları affetmedim,
Affetmekle unutmanın aynı şey olmadığını öğrendim.
Ve bazı insanlara hiçbir şey söylemedim.
En çok orada değiştiler.
Bir gün baktım,
aynı masadayım,
aynı sandalye,
aynı duvar,
aynı pencere...
İçimde kimsenin oturmadığı uzun bir akşam var.
Kimseye anlatmadım.
Anlatınca bazı şeyler küçülüyor, farkettim.
Küçülmesini istemedim yaşadıklarımın.
Bıraktım öylece.
Bir çekmecede duran eski bir anahtar gibi.
Hangi kapıyı açtığını hatırlamıyorum artık.
Bir yere varmıyor o anahtar.
Sadece elimde duruyor.

Ömrüm boyunca taşıdığım anahtarlar bir kapıyı açmak için değil,
elimin boş kalmaması içindi.

Ömer Albayrak Hayat Mr
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 13:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!