Bir yüzü yok insanların,
Açık bir yüreği,
Dosdoğru bir sözü…
Bir çok yüzü var insanların,
Sözü başka yüreği bir başka,
Ne ümidi keser insan, ne de gülümsemesini,
Hep yeni bir dünya vardır gözlerinde.
Ne nefes almayı bırakır insan, ne de sıcak bir eli,
Hep yeniden doğmuş gibi sarılır yaşama…
Ne sefayı bırakır insan, ne de cefayı,
İçimde bir ses
Bazen ürkek
Bazen korkak
Neyin nesidir bu ses Tanrım...
Gözümde bir yaş
İçim ne garip...
İçim sızıp gidiyor
İçim sarhoş
İçim şarkı söylüyor
İçim ne garip...
Ayaklanın düşlerim,
Koşun hayallerim…
Ne kaldı ki şunun şurasında,
Uzansan bir el kadar yakın,
Uyansan içindesin hayatın…
İçten değil...
İçten değil gülümsemeler,
Hinlik yayılıyor yüzlere.
İçten değil dostluklar,
Kuyu kazmakla meşgul duygular.
İşte öyle...
Hani ağaçlar sonbaharda döker ya yapraklarını,
İşte öyle yaşamdan her an dökülüyorum.
Hani dağın yamacı erozyona uğrar da toprak kayar ya,
Her sözü aklın kurgular, yüreğin tartar, dilin söyler, kalemin yazar.
Her duygu kalbin eseridir, kimi tebessüm ettirir, kimi gözyaşı döktürür.
Gem vuramadığın duyguların da olur, sustukların da.
Yalnızlığa kapı aralayan hislerin öyle birikir ki kelimelerden duvar yaparsın etrafına yükseldikçe yükselir kimse aşamaz o duvarı, ne de sen çıkabilirsin sana kafes olan kelimelerden.
Ne yazdıkların ne de okudukların anlatamaz seni, ücra bir köşede dilenen beş kuruş dahi toparlayamayan dilenciye döner yüreğin, ağlasan içinde, gözyaşı döksen bir kaşık suda boğulursun...
Zamanı yoktur duyguların, kimi gecenin üçü kimi beşinde düşer kalbine.
Yüreğin kopar yerinden,
susar…
Kalem yazmaz,
şiir derman olmaz…
Her ayrılığın şarkısı ayrıdır,
dinlediklerin derman olmaz,
İşte öyle bir şey...
O başka bir şey,
Hiç tatmadığın lezzet,
Hiç içmediğin içecek,
Hiç yanmadığın sıcaklık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!