Bilinmez bir yolda gitmekteyim
Ben gibi sözcüklerim de yetim
Eriyip gitti elimden zaman buzu
Cezbetti kanım bu soğukluğu
Kışın akşam vakti boz tepelerde
Silüeti kesilmiş manzaralarda
Bu hadsizlik, bu sarhoşluk
Ve çoban ağızlarda çam sakızı olmak!
Yalanlarla gütmek kalpleri
Bana göre değil gölgelerde uyumak!
Bir öykü anlat dedin anlatıyorum.
Misalidir bu, yalandır.
Doğu'da Batı'da anlatılan efsaneleri
Unut beni dinle
Bu bir şarkı
Anlattıklarım böyle olmadı.
Gel
Gel de gün batımını sökme damarlarımdan
Canıma kast etme öyle bakışlarından
Bende görecek göz kalmaz
Gitme
Ölüm bir bulut sanki
Bana hep hafif gelen
Ama görüyor musun
Ben ne yağmurum ne de güneşim
Ben toprağın ta kendisiyim
Kendimden çok uzaklardayım
Ellerim bir yabancının elleri gibi
Gökyüzüne yedi ismiyle birlikte sesleniyorum
Adımı manolyalı defterimde saklamalıydım
Defterim bir yabancının defteri gibi
Şiir de yazamam şair de olamam şiir de
Ben yine şiirimi yollara yazıyorum
Ve kalpsiz dağlara meydan okuyorum
Cılız ağaçlar ve şirin köylere de
Ben yine bildiğimi okuyorum
Kâinatı okumaya doyamıyorum
(Fâ'ilâtün/fâ'ilâtün/fâ'ilâtün/fâ'ilün)
Duydu can levlâke levlâk sonra âlem titredi
Cümle mahluk oldu yoktan kevn ü mekân titredi
Ol kalem emrin tutuldu dendi "İkrâ" Ahmed'e




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!