Rüzgârı Devralan Şehir

Murat Avcı Ozan
208

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Rüzgârı Devralan Şehir

Masada bırakılmış iki çay bardağı,
biri yarım ve soğumuş, biri hiç dokunulmamış.
Ağır ağır eriyen bir mumun son gölgesi düşüyor duvara;
şimdi bu odada her şey senden bir parça,
her şey senin keyfince, senin buyruğunda.

Sadece sönmüş bir fitilin kokusu kalmış odanın ortasında,
duvarda, o hiç bitmeyecek sanılan akşamın isi.
Eşyalar benden intikam alırcasına yerli yerinde:
Duvar senin, tablo senin,
üzerinde unutulmuş zamanın tozu bile senin...

Ben bir kiracıydım nihayetinde,
gölgesini bile sayfaların arasına sıkıştırıp saklayan.
Gitmelerin o ağır, o mukadder vaktinde
hiçbir şeyi mülk edinmedim ayrılıktan başka.

Ev senindi, pencere senin,
Hatta ceketim bile...
Ben sadece rüzgârı alıp çıktım,
Kokunu getirmesin diye.

Arkamda kalan sokak lambası,
kendi karanlığını aydınlatmaya çalışan sarhoş bir muhafız.
Cebimde ellerim yok artık,
kapı kolunda asılı kaldı.
Eşikteki izimi sil şimdi, süpür ahımı köşe bucak...

Sadece rüzgârı aldım yanıma,
yüzüme çarptıkça seni unutturacak.

Bütün bir şehri sana bıraktım,
sokakları, kaldırımları, o çok sevdiğim yağmurları...
Ben adımı unuttuğun o ilk gecenin sabahına gidiyorum.

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 1.08.2026 10:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!