Ne çok isterdim
Ah keşke rüya olsaydın,
Uyanamadığım bir tatlı hayal.
Biliyorum
Hiç değmeyecek ellerim
Bir daha ellerine
Gözlerim bakmayacak gözlerine
..
Rüyamda seni gördüm
Biri vardi yaninda
Bende gelmek istedim
Sonra kaldim yollarda
Keske görmez olsaydim
Bir rüya dahi olsa
..
! /:
Kimi mi Sevmek isterim?
Annem...annem...annem
! /:
Ne mi yemek isterim?
Şeker...şeker...şeker
! /:
..
Belki yarın öleceksin,belkide bugün
Yokki yarına çıkmaya garantin..
Peki Be hıyar nedir senin derdin
Yaşam yalan,
Yaşam Rüya,
Yaşam Hayal,
..
Dönerim, dağlar döner; göklerde sıra sıra
Turnalar, çığlık çığlık; bir rüya gibi geçer..
Gittikleri diyarlar, bir esrarlı hatıra..
Anlatmasam bir türlü; anlatsam, deli derler! ..
Orda Güneş, gökkuşağı kanıyor..
Balıkları göklerde; kuşları,denizlerde...
..
Benim için
Bir rüya idin
Zaman, zaman
Heyecanla, mutlulukla
Zaman, zaman
Korkuyla, kâbusla
..
RÜYA
Gel,gel rüyalarıma gir bu gece
Hiç konuşma
Ben anlatayım
Sen dinle
Penceremi açayım
..
Görmedim senin gibi güzel,
Ömrüm dört duvar arasında geçti,
Nereye baksam o güzel yüzün,
Ümitle bekledim çıkacağım günü,
Lakin sen benden uzaklaşıyorsun neden,
Dünyalara bedel o güzel yüzün,
..
İzini sürdüm bir ömür rüyanın
Avcı mıyım avlanan mı bilemiyorum
Gözümü diktim karşı dağa yamaca
Uçurum başından sesleniyorum
İz üstündeyim yine bir rüyanın
Her gece bir bölüm gibi
Seyircisi de oyuncusu da benim
Figüran kullanılmaz bu filmde
Sahnem hayal ormanı çiçekli böcekli
Bir rüya ki sevgi şerbeti sanki
Her gece yudumlamaktan
Mutluluk çığlıkları atar gibiyim
Bu gece alışılmadık bir şey oldu
Rüya kapısını açık bırakmışım
Gözlerim kapanırken unu tu vermişim
Rüyaların prensi yoksa rüya içinde hayal miydin?
Düşümdeki korkumun yansıması mıydın?
Yoksa karanlığımın ateşböceğimi
Bir yanıp bir sönen elime almaktan korktuğum
Kaybolacak ışığın dokunursam yaklaşma dur öylece…
..
Yedi tepeli şehir, İstanbul derler sana
Kaynakların çok senin, içilir kana kana
En duygulu şarkılar, söylenirken bağrında
Nice aşklar yaşandı, sendeki mekânlarda
Bir yanında Avrupa, diğer yanında Asya
Hülyalı Boğaziçi, inci gibi Marmara
..
Bir rüya görmüş gibiyim,
Kırık dökük bir rüya…
Ta… Ademin günahından beri
Ara sıra görünür ya…
Kimi elmayı dalında ısırır,
Kimi elinde bir dilberin.
..
Doğru mu söylemiş âlimler
Kadın rüyası renk renk olurmuş.
Söyle sen de renkli rüyalar görür müsün?
Beni görür müsün rüyalarında
Özleyişle yattığın geceler?
Üzüntüden kara - sarı mı görürsün benzimi?
Acı duyacak olsan
..
İnanki çok kötü bir rüya gördüm,
Elimden kuş gibi uçtun be gülüm.
Dillerim tutuldu, kokudan öldüm,
Elimden kuş gibi uçtun be gülüm.
Karanlık bir yerdi neresi bilmem,
Dağ mıydı, yolmuydu ormanmı bilmem.
..
GERÇEĞİM SENSİN
Yüreğim kabarmış bir deniz gibi
Yalpalanır oldum bir sarhoş gibi
Hayat rüya içindeki bir rüya gibi
Gerçeğim sensin, sevdalım sen…
..
Yüreğimde özlem kıvılcımları
Hasretin gergefinde dokunmuşum
Dün buradaydılar, şimdi nerdeler
Hepsi de bir rüyâ gibi geçtiler
Yerden göğe tutmuşum şafakları
“Nazara gelme” diye okunmuşum
..
Dünyada milyonlarca kadın var, hayalimde bir tek sen. Ben ahmağın tekiyim; milyonları bir kenara koy da sen hayalle cebelleş. Bir kadın sesi duysam senin sesine benzer, hayalimdeki ile yüzleşeceğim de bu güzel rüya sona erecek diye ödüm kopuyor. Galiba şair şöyle özetliyor:'Nice kadınlar sevdim yoktular'. Cesaretle kafamı çevirip bakamıyorum, sanki rüya bitecek. Her şey, her şey bitecek...
Neden sesleri tanıyorum da yüzler bana yabancı geliyor? Aramadığım, tanımadığım yüzler olmasından mı korkuyorum? Bu gemi şayet bu limana da demir atamazsa bütün limanlar ateşe verilmiş olacak.
Korkuyorum...Kiminle konuşsam, ne anlatsam boş, üstelik atlatmış sayılıyorum. Bilmiyorum.. Bu yükü ne zaman, nasıl, nerede, ne zaman, hangi limanda boşaltacağım. Nefesimi boşa tüketiyorum.Hey hat! Henüz bulamadığımı, izine bile rastlayamadığımı kaybetmekten korkuyorum. Kadın diyorum, kadıncıklar işitiyorum...İçimde bir tane varken, o biri milyonların içinden seçemiyorum.
Ben bir hayat treniyim. Yakıtımı yolcularım sunuyor. Tarih boyunca bir, iki, bilemedin üç durakta duruyorum. İkinci durakta aldığım yolcu sensin. Gel, çıkalım gönül seferine, binelim son trene de. Bu kadar açbilaç olana ballı börek ne gerek? Ben belki de son ternim. Üstelik Üstelik bu son seferim olabilir. Yakıtım tükenmek üzere. Bir başka durakta duracakmıyım, meçhul.
Bir başka istasyona ulaşacak takatim yok. Bekliyorum, öyle bir zaman bekliyorumgel, ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Bir kadın olsun ki, her zerresi göz olsun,hayat elektriği benim şalterime bağlı olsun. Her şeyşyle tutkusu tutkum olsun. -ver dese ciğerlerine çekiksin soluğum-Sen ağzını açarsan ben konuşurum.Bak, desin, her zerresiyle sen, saçım, topuğum. Yeter. Sonra bu adam nisyan ufuklarında unutulsun.Yeni aşıkların titreyen elleriyle terini silip attığı buruşuk bir mendil gibi bir gül dalına usulca kondurulsun. Ruhumla bulutlara yelken açacak kimse yokmu?
Ben aşksız yaşayamam. Hayatta az bulunan böyle sen gibi nadide bir çiçeği benden koparma.Yüreğimin astarını da yüzünü de ölçmek kimsenin harcı değil. Aşkımın ve özverimin kantarı kim?
..
Yinede düşünmüyor değilim,
Yaşadıklarımın ne kadar süreceğini bilmediğim,
Her an uyanabileceğim bir rüya olduğunu.
Ama,
Yaşadıklarımın bir rüya olmadığını biliyorum,
Saatların gece yarısını gösterdiği sırada,
Kimseler görmeden-duymadan gelip,
..
Ben sana baktım kadın, herşeyimi seninle andım. Hiç kimse bilmemeliydi kadın. Siluetine bakarken, eşsiz bir manzaraya bakarmış gibi zevk aldığım anlaşılmamalıydı. Belki bir rüya, belki koskocaman bir riyaydı. Bunu sana siyasi bir şarkı eşliğinde yazdım. Çünkü; aramızda yaşanılası herşey dik âlâ bir siyasetti, aslında beni bu siyaset mehvetti. Kısaca, aklından geçenle yaptıklarının bir olmaması gibi bir şeydi işte. Bir ateş yaktım seni düşünürken sigarama diye, sen o ateşle içimi yaktın. Ben sana doyamam, kıyamam kadın. Beni içinde hissettiğin an, teninden birkaç damla ter olup akarım da, döndürmem yolundan seni, güneşsiz bırakamam solduramam bile bile. Ben sana baktım kadın; bütün hayaller aciz kaldı adının yanında, bütün sevgi nağmeleri nakış olup dizildi ayaklarına. Ben vazgeçmek istedim, kuruntularım esir aldı tüm herşey gibi. Ben sana kıyamam doyamam kadın... Sen var git yoluna, ben kendimi hiç olmamış saydım.
..
Yüreğimde nabızken adın, rüyalarım seninle dolu, dilim adına müptelayken tatlı bir rüya gibi aniden ve zamansız gidiveriyorsun. Henüz tadı damağımda, bitmesini istemediğim en gözde düşüm,ne yazık ki, şafağı bile beklemeden gidiyorsun.Daha şafak olacaktı.Gündüz gibi gönlümü aydınlatan yüzün, pırıl pırıl gözlerin gözlerimle buluşamadan,sabahın Işıklarını bile beklemeden nereye gidiyorsun?
Madem gidiyorsun kalbim unutsun seni,ne gülen gözlerin kalsın gözlerimde ne yaktığın yürek ateşi.
Git! Bir taşın sessizliğiyle izleyeceğim gidişini.Sen uzaklaştıkça sadece izleyeceğim, sessiz, vakur ve kaskatı.Sonra yüreğimdeki ateş verirken son nefesini, bir mezar taşı hüznüyle ağlayacağım ardından.İçi için durmamacasına ağlayacak, ağlayacağım.Gözyaşlarım akacak içime,kalan közler de bu yaşlarla sönecek,tükenecek.Kimseler görmeden içimde kasırgalar kopacak.Donduracak bedenimden önce ruhumu keskin ve soğuk hasret rüzgarları.Sonra buz tutacak yüreğim.Ruhum da titreyecek ayazında. Ateşten buza dönen ruhum,bir taşa dönerken kalbim, bu keskin ayazlarla çatlayacak orta yerinden.O çatlaktan akacak yeniden gözyaşlarım, bendini yıkan selin çılgınlığında ve taşacak göz pınarlarımda bir volkan sıcaklığında. Buz tutmuş yürekten taşan bu lavlar, son çırpınışların kar yangını acımazsızlığında……
..



