Ben aşkı rabbini seven gönlünle tanıdım
Sadakati sonsuz bağlılığınla bildim
Gönül kapılarını koşulsuz açmayı sende gördüm
Adı dilinde bir bal misali, senden duydum
Yeri gönül saltanatına taht kurmuş
Başkasına değişmez, senden öğrendim
İyi ki gezdim sesinin gül bahçesinde
Kuşlar öterdi, duydum
Ruhunun güzelliği beslemiş sesini
Ondanmış huzurum
İyi ki dokundum sesinin gül bahçesine
Toprak tohumundan ayrı düşüp
Güneş sımsıcak rengini kaybettiğinde
Gökyüzü bir yaz günü mavisiz kalıp
Ağaçların yemyeşil yaprakları döküldüğünde
Ne farkı vardır
Ağlama sevgili
Sil o yanağındaki damlaları
Sil ki o tuzlu sular yakmasın canını
Kalbini sel alıp götürmesin
Bırak ağırlaşsın kalbin
Bastığın hiçbir toprağa değmiyorsa ayağın,
Soluduğun hava ciğerine batıyorsa,
Kaybolan güneşin sarısı tenini ısıtmıyor,
Gelmekte olan karanlığı arıyorsa gözlerin
Büyümüşsündür.
Herkesin yüzünde senin yansıman,
Her bedenin gölgesi sen.
Birinin gözlerine baksam,
Hatırımda canlanan sen.
Canımın parçasından ayrı düşmek
Ben yolunu şaşırmış kaptan
Sen gemiyi alabora etmeye yemin etmiş dalga.
Oysa kalbim şiddetine dayanamaz
Bilirsin ki seninle savaşamaz.
Şimdi vakitlerden bir nisan akşamı
Hayat çok acımasız, çok ani
Hep orada olacak gibi
Elini uzatsan tutacak gibi
Hatırladıkça yaşar içinde güzel günler
Hüzünlendiren yüzler göz pınarlarını doldurur
Varmak istediğim yerlerde biraz sen varsın
Sen kokar sahil kenarında seyrettiğim deniz
Okuduğum her gazetede gözlerim adını arar
Kitaplar bana seni anlatsın isterim
Her sabaha seni bir gün daha yaşatmak için
Kim bilir kaç sigara yaktım
Ne tütün kokusu geçti odamdan
Ne de dumanını soludu ciğerlerim
Bir çakmağım bile olmadan
Kim bilir kaç sigara yaktım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!