Vaftiz edilsem,
dünyaya yeniden
bir bebek gibi,
bağışlar mısın beni?
Bütün ayinlerde
Nasıl başlasam?
Ya gerçekten araftaysam?
Ne ileri gidebiliyorum
ne geri dönebiliyorum.
Takvimlerden kopardığım
Yaz kokan bir akşam…
Balkonda sigaramın tüten dumanı,
annem mutfağı topluyor usulca.
Aşağıda babam gökyüzüne bakıyor,
mutfaktan yükselen yemeğin kokusuna karışıyor akşam.
Bir tencere sıcaklık,
Çarmıha gerdiğim günahlarımın
Gölgeleri ölüyor sadece.
Tanrı bilmez hâllerim,
Bu yüzden,
Hep bu yüzden.
Nedense
İçim bir çığlık dehlizi,
Susmasam avazım çıktığınca
Boğulan düşlerime,
Yankılanıp
Şiir olursun
Mavi göğün ortasına açtığım
o ihtişamlı sofraya,
kavak ağaçlarından tırmanan
sürü sürü çocuklara,
ruhumun kanatlarıyla
Ruhumun derinliklerindeki bu eksiklik,
Boşluk ve bu yokluk...
Acısı yüreğimde kavrulan bu duygu
Bu yoksunlukta neyin nesi?,
öyle birşey'ki
Kendimden eksilip
Gamzelerin…
kuyu değil artık,
bir suskunluk geometrisi sanki;
bakışlarımı yutan
ve hiç geri vermeyen.
''..
Bir sabah gözlerimi açtığımda
Sen kapatacaksın gözlerimi
Gözlerinde uyuyacağım.."
Düşüncelerimde gri bir ağırlık
Ağustosun sessizliği şimdi,
Odamın tüm renkleri.
Güneşin akşam renklerine
Boyanan çırılçıplak zihnim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!