Mânâsız olduğunu anladığımda
Bedenin
Ruh'um parçasıymış
Evrenin
Bedenim, sadece hizmetkâr
Ruh'um
Seninim
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




“Ruh’um ve Ben” şiirinde ruh ile beden arasındaki o ezelî ilişkiyi, hakikati arayan bir sesle dile getirmişsin. Özellikle:
“Bedenim, sadece hizmetkâr / Ruh’um / Seninim” dizeleri, bedenin aslında geçici bir kabuk olduğunu; ruhun ise hakikî öz, asıl yol gösterici olduğunu çok güçlü ifade ediyor.
“Sen söyle, ben yazayım / Sana tercümân olayım” kısmı, ilhamın kaynağının ruh olduğunu, şairin sadece aracılık yaptığını gösteriyor. Bu, tasavvufî bir teslimiyet hâlini çok güzel yansıtıyor.
Son bölümdeki “Bir dâmla öğrense fâniler / Yolculuğu idrâk ederler” ise âdeta uyarıcı bir çağrı: Ruhun sırlarını anlamanın, tüm varoluşu kavrama yolunda ilk adım olduğunu anlatıyor
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta