Mânâsız olduğunu anladığımda
Bedenin
Ruh'um parçasıymış
Evrenin
Bedenim, sadece hizmetkâr
Ruh'um
Seninim
Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini
Devamını Oku
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini




“Ruh’um ve Ben” şiirinde ruh ile beden arasındaki o ezelî ilişkiyi, hakikati arayan bir sesle dile getirmişsin. Özellikle:
“Bedenim, sadece hizmetkâr / Ruh’um / Seninim” dizeleri, bedenin aslında geçici bir kabuk olduğunu; ruhun ise hakikî öz, asıl yol gösterici olduğunu çok güçlü ifade ediyor.
“Sen söyle, ben yazayım / Sana tercümân olayım” kısmı, ilhamın kaynağının ruh olduğunu, şairin sadece aracılık yaptığını gösteriyor. Bu, tasavvufî bir teslimiyet hâlini çok güzel yansıtıyor.
Son bölümdeki “Bir dâmla öğrense fâniler / Yolculuğu idrâk ederler” ise âdeta uyarıcı bir çağrı: Ruhun sırlarını anlamanın, tüm varoluşu kavrama yolunda ilk adım olduğunu anlatıyor
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta