Dinin Maliki, senden harice dil döktürme.
Kimselerin önünde, el açıp bel büktürme.
Yarattın, ulvi, süfli, tüm güzeli, çirkini.
Uzak eyle, kalbimden, şirki, nefreti, kini.
Seven bağışlar affet, kalksın dargınlık, küsü.
Gözümüz aydın olsun,
Geldi gönül yarenim.
Sonbahar mevsiminde,
Hoş geldin, Alp erenim.
Adın gibi Muammer
Ol, hayırlı ömür sür.
Ömrün uzun, hayatın güzel olsun, bir soluk.
Yorulup dinlendiğin yolda durak ben olum.
Ceylan gibi gezdiğin, topuk vurup ezdiğin,
Engin denize benzer,
O sonsuz anlayışın.
Okyanustan da büyük,
Bitmez tükenmez sabrın.
Melek gibi tertemiz,
Halisane güzellik.
Maşuka bel bağlama, bağı pamuk ipliği.
Bakışları yalancı, çakma kaşı kirpiği.
Fırtına gibi eser, kar yağmur olur yağar.
Derin denizde değil, bir kaşık suda boğar.
Dilin dürri lal döker yetmiş iki lisanda.
Diyemezsin derdini, nefes kalmaz insanda.
ASLI BURDAN GEÇTİ Mİ
Aslı ile Kerem’e ithaf edilmiştir
Kiminiz bir sevgili, kiminiz bir sevdalı.
Kiminiz gül goncası, kiminiz de gül dalı.
Ben sevdalı bülbülüm, ciğerinden yaralı,
Söyleyin canım kızlar, Burcu’m buradan geçti mi?
HASTANE
Hastane vücudumuz organıyla bölünmüş.
Her dert için bir birim, bir ünite kurulmuş.
Kartal araştırmada, ameliyat bir ödül.
Bölümüm üroloji, Doktorum Aydın Özgül.
Hicaz
Çok üzdüm biliyorum,
Kaprisim nazım cazım.
Makam nihavent değil,
Bundan böyle hicazım.
HOŞGÖRÜ
Sen ki gönül bahçemin zarif, nadide süsü,
Hoşgörü abidesi, bilmezsin nedir küsü.
Sana şükran borçluyum, ömür keşmekeşinde.
Bakıp da göremezken, dünya gördüm peşinde.
İÇİMDEKİ ISTIRAP
Ah! İşte bu gözlerin, sevdası beni yaktı,
Aşkın en acı yanı, sonra bir gün bıraktı.
Mutlak o da ah eder, çünkü çok, çok sevmişti,
O gün bakışlarıyla, zora boyun eğmişti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!