Mazlum
Ateş düşen yüreğe, bir damla su dökersin,
Kerbela mazlumunun, umutları yeşersin.
Aşka sırt çevirenin mezarını kaz kalem.
Yazan çizen bilumum namerdini çiz kalem.
Mayıs yedisi, cemre düştü, yıl yetmiş beşe.
Gül açtı ocağımda, iki bahar peş peşe.
Ezan, kamet okuduk, kulağına, Alpaslan.
Adın koyduk, hak olsun yolun, Tanrıya yaslan.
Kestik göbek bağını, okul yoluna gömdüm.
Koç verdim, al basmasın, kırk yerden, düğüm çözdüm.
Sen Öyle san
Vaz geçmeyi kafaya koydunsa sebep çoktur.
Sevmeyi ister isen, hiçbir mazeret yoktur.
Ya seveceksin kalbin, beynin mahkûm olacak.
Ve ya başı boş gezen beden nadan kalacak.
Oyun Bozan
Oyun kuran senarist, öyküyü kendi yazar.
Sahne alır hem gıcık, hem artist, oyun bozan.
Hep kendini beğenir, bozguncu oyun bozan.
Hiç kimseyi dinlemez, bir anda bağlar kopar.
Kıtalara yayıldı,
Sazlı sözlü Pandemi.
Yedisinden yetmişe,
Oldu dünya gündemi.
Gezersin; çarşı pazar, parti, cemaat, mahrem.
Onlar babanın oğlu, sevdiğin mi namahrem.
Dört dörtlüksün, gözdesin, hep korkarsın Allah'tan.
Rubil’inden ayrıldın, kurtuldun mu, günahtan.
Trafikte efelik yap mahallede tandır.
Bunlar bacın, kardeşin, kendi kendini kandır.
Seni sevmek rabbimin
Lütfu, bize şereftir,
Esrarı hikmetine
Dokunan işarettir.
Yarıldı Kızıldeniz
Seni sevmek
Ağrı dağının zirvesi
Nefessiz kalır beden.
Karı kışı cabası,
Aşkına mahsus kisvesi.
Eteklerinin yeşili.
SOMA
İkibin ondört onüç mayıs kara bir gündü,
Acı haber yayıldı millet yasa büründü.
Maden patladı,yandı Soma mahşere döndü.
Kaçanlar kurtuldu da, üçyüzbir ocak söndü.
Gökyüzünde özgürce dolaşan bulutlara.
Sakladığım güzeli bıraktım umutlara.
Ben ki seni şorşorun şelalesinde sevdim.
Doğanın yeşiline gizlenen hayalimdin.
Uçan kelebekleri, yapraklara bindirdim,
İlkbaharı bekleyen limanlara indirdim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!