Bir kuş olup uçmak vardı gözlerinin karanlığına, su gibi akıp görkemli bir vadiye iner gibi süzülmeliydim gözlerinden kalbinin beyt ül nur una . Misafir olmaya değil, bilesin! içinde taht kurup hükümran olmaya.
Söylesene yüzünde ay ışığı olan kadın, karbeyaz tenin dünya ya düşen ilk kar tanesinden mi alıntı. Ya gözlerin deki ışığa ne demeli, bilmem kaç milyon ışık yılı mesafeden yansıyıp delip geçiyor beni. Hele o tatlı dillerin, hangi saklı Kutsal şarkıları mırıldandı umuda aç biçare insansciklara. Yürüdüğünde toprak yumuşar atığın her adımda , bahara hazırlanan nazlı bir gelin gibi. Söylesene. Kalbinde cennet bahçeleri barındıran huri lerin kraliçesi, içinde coşkun ırmaklar Akan rahiyası ile baş döndüren bir bahçede ayırdın mi bana?Gülüşlerin var güneşi tekrar tekrar doğudan doğurmaya muktedir, senin gülmediğin her an dünyam sonsuz karanlık lar içinde bir azap çukuru sanki. Ellerin neden okadar narin? Dokunduğunda ölüyü diriltecek sanki o nasıl bir histir ya Rabbi. Endamin daki zerafet ne peki , önünde Nergizler laleler boynu bükük güller secdeye durur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!