Hangi balık oltaya takılmak ister ki
Oltayı bilse, oltanın sahibini tanıyabilse!
İnsanlar hep riyakar, masum aldatmak için
Ellerinde olta, dürüst avına çıkmışçasına
Dürüstlük oltaya takılmak değil
Doğruluktan ayrılmadan oltaya gelmeden
Ne zaman sokak lambaları yansa
Bir hüzün bulutu kaplar yüreğimi
Ne zaman yağmur bulutu görsem
Gözyaşlarım düşer yağmur yerine
Ne zaman mehtabı görsem titrer gönül tellerim
Gönül Bahçemize giren olmadı
Gönlümüz dolsun dedim, gelen olmadı
Gül zamanı geçiyor, güller soluyor
Nedense gül bahçesini soran olmadı
Gül ve Lavanta Isparta'nın remzidir
İşte burası, evet evet tam burası
Yüreğim mi yanan yoksa ruhum mu?
Acı ve sızı işliyor ta yüreğime
Karınca yuvası sanki toprak altında
İşte tam burası acıyor
Kalpte acı, işte acının kalbi
Kan kardeşi olalı beri
Unutmadım ben seni
Unuttun ama sen beni
Mazeretini söylesen bari
Karındaş değiliz biz ki
Sana sadece bir şeycik yazacaktım,
Yalnızca bir satır, içinde adının olduğu
Adına sarılacaktım inadına, adına
Ne Leyla olacaktı ne de Aslı içinde
Sen olacaktın, bir tek sen
Ne Mecnunum ne de Kerem
Güneş bugün doğmasın diyemem
Güneşe ve Dünyaya yazık olur
Gece hiç olmasın diyemem
Yarasalara haksızlık olur
Sana beddua edemem, yüreğim kaldırmaz
Gün olur belki gelirsin diye
Dağlara çıktım, seni gözlemeye
Gün olur belki gelirsin diye
Ovalara indim, seni beklemeye
Aylar geçti, yoksun yine, yoksun
Hey ulu gönüllü dost,
Sen gelmiyorsun, bari ben geleyim
Gönlümü gönlüne katıvereyim
Balı ekmeğe katık edercesine
Bal katık olmaz dense de, ben katık edeceğim
Ruhumu ruhuna hem dem edeyim
Bize her yer Kerbela, her günümüz Muharrem
Etrafımız zalim yezitlerle dolup taşarken
Bize düşen hep ağlamak, ağlayarak anlamak
Yezitler bayram etsin, biz matemi yaşarken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!