Ben senin en çok kara gözlerini sevdim
Melül melül bakan,
Ben senin en çok güleç yüzünü sevdim
Gülmeye hazır, hemen gülüveren,
Ben senin en çok dudaklarını sevdim
Sevecen, usul usul konuşan,
Ne sen bana bir şey söyle
Ne de ben sana hayat
Susalım sonsuza kadar
Çocukların tıp oyununu oynayalım seninle
Bir, iki, üç, tıp!
Ne sen beni aldatmaya çalış
Hüznün yüzünden okunuyor
Boynun bükük, benzin soluk
Beni mi sınıyorsun be çocuk?
Biliyorum elbet senin hissettiklerini
Çektiklerini çocuk yaşında, yetimce
Bakma öyle melül melül vicdansızlara
Hayallerim benim olsun, alıp götürme
Anılarımı bana bırak, kalsın burada
Ümitlerimi hayallerimle çarptım anılarım yaptı
Hayallerimi ümitlerimden çıkardım
Bom boş bir hayata denk düştü
Anılarımı anılarına ekledim sıfır oldu sonuç
Ben sevilmek isterim, şöyle delice
Dumanı üstünde aş niyetine
Ben yaran isterim, şöyle gönlümce
Katıksız, kuru ekmek yercesine
Ben sevmek isterim, kucak dolusu
Geçmişi silmek istiyorum
Bir öğretmenin tahtayı sildiği gibi
Yazılanlar doğru da olsa, yanlış da
Silindikten sonra ne fark eder ki
Yanlışlar, hatalarla dolu geçmişim
İnsanın tek adı olmalı öylesine
Anlamlı olsun olabildiğince
İki adlılara acıyorum be birader
Okuldaki adı başka, evdeki daha başka
Hangi isim önemli, ilk isim mi, ikincisi mi
Kafiyeli mi olsun, arka arkaya söylenirken
Sana sadece bir şeycik yazacaktım,
Yalnızca bir satır, içinde adının olduğu
Adına sarılacaktım inadına, adına
Ne Leyla olacaktı ne de Aslı içinde
Sen olacaktın, bir tek sen
Ne Mecnunum ne de Kerem
Güneş bugün doğmasın diyemem
Güneşe ve Dünyaya yazık olur
Gece hiç olmasın diyemem
Yarasalara haksızlık olur
Sana beddua edemem, yüreğim kaldırmaz
Gün olur belki gelirsin diye
Dağlara çıktım, seni gözlemeye
Gün olur belki gelirsin diye
Ovalara indim, seni beklemeye
Aylar geçti, yoksun yine, yoksun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!