portre
oysa kaç kez kurutmuştu tahta nemliliğindeki bedenini. kaya gibi gururu nasıl da yok oldu. şeyhini uçuran müritli günlerinden gelmişti. bütün peygamberleri menkıbeleriyle bilirdi. sanki eşyanın isimlerini ilk öğrenenlerden biriydi. madde kaydırağında nasıl da kayar oldu. günahları türlü türlüyken dünyada, dualarını hep zorda yapardı. çocuk ağzı sureleriyle kalakalmış ve kitaplardan beriydi. kimden el aldığı malum da kimlere el verdiği muamma. dağda bekleşen kuzu görünümlü, şehre inen kurt konuğu olurdu. para sıcaklığında ısınan, ağzında gevelediği aynı kapitalizm küfürleriyle ahaliden gibiydi.
İlkay Coşkun
07.11.2018
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta