Bulanık suların etrafında
Kıvrıla kıvrıla akarken
Cenazesinde çamların
Başlara beyaz karlar yağar
Mermer taştan
Kimse öyle görmez manzarayı
Gökte zamansızlık hangi noktada?
Elindeyse yıldız yıldız hecele!
Hüküm yazılıyken kara tahtada
İnsan yine çare arar ecele!
Gençlik... Gelip geçti... bir günlük süstü;
Devamını Oku
Elindeyse yıldız yıldız hecele!
Hüküm yazılıyken kara tahtada
İnsan yine çare arar ecele!
Gençlik... Gelip geçti... bir günlük süstü;




Kosarken tam gaz, yorulmadan biraz önce bir sey olmuş bitmiş, anlamak istesen adımlar, duyan, duyuran, bagirmadan sesi yankılanan, sair ki dilsizin sesi, sair ki, seherin iklimi, elinden yıldızlar seçtim, gözlerimin sicak gülüşü onun sefkatine denk
kapana sıkışmış yerlerin kimsesiz odalarını sevdin...
başımızda erimeyen mezar taşları,
Bu manzara izin seçilmiş özel gözler vardır kim bilir, senin gibi,
Ben de sesimi verdim ıssız bir maviye yapayalnızlığımdan şikayet eder durmaksızın didikleyen yoklayan düşünce acıları.
Silinmiş sehpada çay lekesiyim , belki ömrün son ikindisiyim
Güneş penceremde beni sorsa da bakışım yok durgunum geldi bu vakitte.
Terkettim kendimi de huzurum mavi ve şehir surlarından düşerken öyle başka ki.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta