Nihal’e bir bakışta güneş doğardı sanki,
Hayallerim sende can bulur, düşlerim yürürdü.
Sen bendim, ben sendim, aynadaki suret,
Geleceğin resmini çizerdim, sen henüz bilmezdin.
Bir an geldi, sabahın sisleri dağıldı,
Yüzünde gördüm insanı, insanın halini.
Sabırsız bir nehir gibi akıyorsun, bazen durulursun,
Kaçıyorsun duygulardan, söylemezsin derdini.
Ellerin cümle kurmaz, gözlerin sır vermez bazen,
Kendi savaşını kendi dağlarında verirsin sessizce.
Dünya dediğin ne ki, seninle tanıdım gerçeğini,
Bir eksiğiz beraber, bir tamamlanmamışız belki.
Bu bir yıkım değil, ey Nihal, bu bir uyanış,
İnsanı insan bilmektir, ilk buluşma anıdır.
Artık dokunuşum hayranlık değil, anlayış,
Gözlerim “seni görüyorum” der, “sana tapmıyorum”dur.
Bir avuç toprak gibi, hem karanlık hem bereket,
Bir damla su gibi, hem sığ hem engin bilirim seni.
Mistik bir yolculuktur şimdi aşk denen hakikat,
Eksikliğimizde tamamız, yolumuz aynı menzile revan.
Senden öte bir sevda, senden içre bir aşk,
Ten tene değil, can cana bir temas arar oldum.
Seni sevmek, Nihal, seninle var olmak artık,
Kusurunla, gölgenle, özünle bir bütün oldum.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 5.2.2026 18:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!