Uzun soluklu bir yolculuk sırasında yazıyorum sana bunları.
Hani demiştim ya sana uzun bir otobüs yolculuguna çıksak seninle.
Farklı otogarlardan aynı koltukta , pencereden geçip giden yemyeşil düzlükleri izlerken , konuşabilsek herşeyi... Bir otobüs yolculuğunun sallantisinda günebakan tarlalarının sarılığına , ışıl ışıl parlayan denizin dalgasina , kıvrılıp uzayıp giden köy yollarinda hayvan sürülerine dalsak seninle başım omzunda sessizce konuşsak.
Gece olduğunda şehirler geçerken binaların ışıkları içerisinde kalabalık yalnızlıklara baksak işte bizden farkı yok , gecenin geç vakti Televizyon karşısında uyuklayan adamın, günün yorgunluğuna direnen mutfakta bulaşık yıkayan kadının, balkonda sigara içen şu delikanlının...
Uzun soluklu bir yolculukta yazıyorum bunlari sana...
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta