Bir nehir düşün şimdi, ürperen siyahından,
Gölgeleri bir ıslak her anından.
Boyu upuzun bir dev, düşüncesi derin kuyu,
Pedaliza, içimde çalkalanan bu suyu...
Çıplak kanatlarınla in göklerin katından,
Kon meyve bağlarına, sıyrılıp hayatından.
Utangaç gözlerinle bakıp da uçuruma,
Ömrünün yettiği yer, sema olsun ruhuma.
Bir nehir saklı bende,aklın bittiği yerde,
Işığı ay gibi,çekilmiş bembeyaz perde.
Dokunsan darmadağın, sanki bir sır yumağı,
Gecesi nihayet bulsa da ezgisi saklar zamanı
Kadim bir büyü gibi fısıldasın bu sırrı,
Renkli bakışlar fırlat, yırtıp geçsin asırı.
Hafif bir gülüş kondur o dehşetli anına,
Bütün heyecanını doldur git kanatlarına
Avuç içi kadar sunduğum her hücremde,
Sana bütün dünyamı buralara sersem de;
Koca bir evren sığar şu göğsün kafesine,
Görmez, duymaz hiç kimse, takılır nefesine.
Koşalım bu toprakta, çılgın atlar misali,
Ben yerleri savururken, dünya kopsun hayali.
Sen yerden yüksek yürü, göklerde ol muallak,
Gölgen rüzgarı sarsın, yer sarsılsın ağlayarak
Yüksekten korkar mısın, gök yüzlü Pedaliza?
Kanat çırpar mı ruhun bu karaya ?
Kalbinin o tez vuruşu söylerken son heceyi,
Bir sığınak arar mısın delmek için geceyi?
Haydi, bir ağaç çizelim bu benlik ortasına;
Yaprakları nehirden, ayaklarıma dolanan,
Kökü inciden gelen, hayat bulan diriliş
Gövdesi mum gibi eriyen, kıymetli bir bitiş
Kavuşuruz biz elbet, bir gün yüz yüze,
O ulaşılamayan gerçek, çıkınca gün yüze
Eridikçe akar gider ruhumuzun zehri,
Toplanır dipsiz düşte, bu zamanın esirleri
Kayıt Tarihi : 20.10.2026 21:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!