Sonsuzluk peşinde artık gülüm,bestekarı ancak yüzün
Sıratta yol kurmuş köprülerin ve suyun
Güvercin bakışlarında yağmurun, ölüm çağında korkusuz vuslatın, çağlayan denizlerde girdabın, yaşlı gözlerde o dur seni andıran bakışların.
Beklenen bir göç gibi ansızın toparlandık.
Sinesinde kara bahtını kurcalayan yaprak gibi yalpalandık.
İlkbahardan yüreğimden akan çağlayanlar.
Serveti ruhunun erişilmez bağlayanlar.
İçimdeki huzurun ölümü var artık.
Matemin yüreğimde bir imzası.
Karanlık sırtında keskin bir hizası.
Ayrılık ölüm gezenlerin elemli yası.
Seccademde kıyamdan kalma bir sesleniş, yürekleri dağlayan serzeniş.
Göklerin maviliğinde ellerimi açtım.sana güneşten, aydan bir uçak yaptım.
Son seferde yıkıldı kanatları güvercinin.
Bekleyişlerin ömrünü heceledi senin…
Kelime kelime hıçkırıkların ve seslerin…
Ruhum iclaline kılıçtan keskin, hicret yokuşunda erva ya o gidişlerin.
Yakub’u hastalık öldürmedi, vuslat kırıldı, bükülmedi.
Gölgelerin başı boş naraları, ateşten alevden korkup uzanışları.
Ömür dedikleri yaşamaktan ince bir sızı, bebeklerin gözlerinde ki boncuktan tesbih yapısı.
Kayıt Tarihi : 8.04.2026 23:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!