şu dağın ardında kırık nalın falında bir kavim
üstüne sırılsıklam bir gökyüzü giyinmiş bol güneşli ağlarken
susarken diğer bir kavim okşayıp ampulü kırk yedi kere, dürtüyor
iktidardaki cini. / dilendik
çok başka bir dilenciden bağdaş kurup oturmak için bir kaldırım.
gizlendik, çekirdeğine küsmüş bir elma sınırdışı edilmiştir ağacından
ve elbette suyun aşındırdığı toprak soyun upuzun kırımıdır, kıvrımlıdır.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta