Görmek istememenin adını,
ayrılık koymuşlar.
Anılarda gördükçe,
gördükçe rüyalarda
ve kurulan hayallerde,
aldıkça yüreğinin içinde
İnsanın aklında,
ya sevgi kalır ya korku.
Zıtların birliği bu olsa gerek.
Gerisi yaşamdan kalan tortu.
Eşeleyip bakılır geçmişe,
hangisi daha ağır basar diye.
Şeyh, hoca eli öpenlere,
Okunmuş şeyler yiyenlere,
İnsan giysisini çıkarıp,
Muska cevşen giyenlere;
Hararet nardadır, sacda değildir
Keramet baştadır, tacda değildir
Bu hafta sonu
anne ve babamla alışverişe gitmedim.
Evimizin her köşesini aradım.
Ne gizli bir mikrofon,
ne de bir kamera bulamadım.
İyi ama;
Yalnızlıkta seni ararım,
özlerim diye düşünüyordum
yalnızlık üzerine yazılanları
ve yazılacakları düşündükçe.
Oysa kökü yalın yalnızlık sözcüğünün.
Yalın oldukça çoğalabiliyorsak
Lafa gelince sen her şeyi bilirsin.
Çıkar için sandıkta oy verirsin.
Sıkışınca mezarıma gelirsin.
Vurguncuya oyunuzu vermeyin,
Verirseniz mezarıma gelmeyin.
Yüreğimi karşıma alıp
sormak isterdim.
Beynimin silip attığı
korkuları, umutları,
çocukluk aşklarımı görünce
nasıl pırpır ediyorsun, diye.
Bacak arasında geliyoruz dünyaya.
Sokak aralarında oynuyoruz.
Ders aralarında,
Çocukluk aşklarımızı yaşıyoruz.
Kaşla göz arası büyüyor,
aileler arasında nişanlanıyor,
Güneş gezegenleri,
gezegenler
üzerindeki her şeyi
kendine çeker.
Anneler doğum sancısı,
babalar geçim derdi çeker.
Sokaktaki dilencileri şanslıdır.
Yalvarıp yakarıp
istediğini alır.
Meslek edinirse bu işi,
ev de alır
araba da alır...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!