(Yirmi Heceli Şiir)
(Uyaklar: F – L - Z – R – M – N - Ş – RA – Y – K)
Şefi gelsin, bize sorsun, demi sunsun, şeş’i lira, meyi koksun
Rafı bilsin, gözü görsün, tamı konsun, kaşı kara, beyi çıksın
(Ayağı Çift Kafiyeli)
Bir eserin, izin yoksa
Karda izin olsa n’olur?
Bir yâre bir sözün yoksa
Yârde gözün olsa n’olur?
Bir kerecik öpücük ver;
Öncekiyle iki olsun.
Dudakların dudağıma
Şerbet sunan saki olsun.
Sevdiğini ispat eyle,
Bu aşkımız bâki olsun.
(1)
Karadeniz derindir
Ordu’muz çok şirindir
Boztepe’nin başları (da)
Oh ne güzel serindir
(Bağlantı)
Sanki yeryüzüne çıkmış cehennem,
Ormanımız cayır cayır yanıyor.
Yanmış parasını arıyor ninem,
İnsanımız cayır cayır yanıyor.
Ormanla yok olan yaban hayatı,
Gün gelir dünyada yoksul kalmazsa,
Patronlar, işçinin hakkın çalmazsa,
Ülkeden ülkeye işgal olmazsa,
Ben işte o zaman bayram ederim.
Ayrım gözetilmez, olmazsa tecrit
Bilir O Fakir
Güzel Zevahir
Biraz Alengir
SaklaNabilir
Belki Beğenir
Ozan Bİndebir
Dur cevap vereyim Yadigâr Üstat!
Halk ile kol kola girme vaktidir.
Dörtlüklerin her birinde ayrı tat,
Sanırım bir cevap verme vaktidir.
Görüyorsak ezilenle ezeni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!