Oyuncak Vedalar Şiiri - Ömer Altun 2

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Ömer Altun 2
10

ŞİİR


34

TAKİPÇİ

Oyuncak Vedalar

Kör saatlerin avuçlarında pas tuttu ikindiler

‎Unutulmuş çekmecemde akşamların soğuk hüznü ..

‎

‎Unutulmuş çocukluğum kokuyor uzaklığın

‎Gönlümüzün mesafesinde devran iki büklüm

‎İklim yaprak dökümü

‎Sevgilim;

‎Eskimiş haneler gibiyim sensiz

‎Gözlerimde rutubet

‎Yanaklarımda isli hatıra geçitleri...

‎

‎

‎

‎

‎Gaz lambası hüznünde bulutlar

‎Mektuplar ucu yanık...

‎

‎Çay buharında yıllandıkça sevda

‎Köreldi kalemim ucu

‎Kelam kelam anlattıkça seni yağmura

‎Yitirdi aklını karanlık

‎Belirdi görkemli şafak

‎Sevgilim;

‎Sensiz lahzalar hafta, günler ay

‎Kurudu bekleyişlerimin takvim yaprakları...

‎

‎

‎

‎

‎Pirinç kapı tokmaklarında sarardı sevda

‎Soldu sandık kuytularında vuslat...

‎

‎Gramofon iğnesinde takılı akşamlar

‎Rüzgâr sızı ve efsun bakışlı

‎Sayıkladıkça adını toprağa

‎Küflendi cümle vedalar

‎Sevgilim;

‎Karış karış yitirdi dolunay güzelliğinden

‎Perdelerin hafızasında kaldı gölgende gölgem

‎Virdini unuttu saatler

‎Vitrayların gözbebeklerinde hasret damladıkça

‎Biriktirdiğim bütün vedalar büründü kâğıda

‎Kıvılcım kıvılcım yok olur iken zaman

‎İçimde yokluğun kırık bir plak

‎Kursağımda sahipsiz çığlıklar...

‎

‎

‎

‎Ebru desenli düşlerimde sesin yıldırım

‎Kök saldı porselen avucunda mor menekşeler...

‎

‎

‎Bakır rüyalar süzülürken hüznüm saçaklarından

‎Yalnızlığımın künyesini kazıdım parmaklarına

‎Buselerim okşarken avuçların asumanını

‎Sensiz uymadı gönlüm kilidine hiçbir anahtar

‎Çömlek taslarda soğudukça ömrüm

‎Gönlün eşiğinde çürüdü ihtimali vuslat

‎Sandık diplerinde uyuttukça hatıralarımı

‎Yankılandı ahşap merdivenlerde ağıtlar

‎Eğilirken feryadıma göğün kuşağı

‎Bakışların avlusunda unuttum v'aktimi ...

‎

‎

‎

‎Mavi çiniler çatladı avuçlarım hatlarında

‎Nar kabuğunda telaşlarım saklı...

‎

‎Keman tellerinde tutuştukça sızılarım

‎Kiremitlerin kahrından ilişti eski yazgılar alnıma

‎Kuyu dibinde yankısız kaldıkça dileklerim

‎Akbabaların kanadı örtündü simam

‎Sevgilim;

‎Sensiz çatlak çanların dilinde sustu ezgilerim

‎Mürekkep balıkları dolaştıkça zihnimin kıyısında

‎Kırağı tuttu avuçlarım

‎Sakallarımda baş gösterdikçe sıla telaşı

‎Harabelerin lâl taşlarına mühürledim adını

‎Alabora oldukça bütün vuslat seferlerim

‎Bir mercan sessizliği çöktü dilimin kıyısına

‎Salyangoz izlerinde aradıkça yönümü

‎Kırlangıçlar göçtü iklimlerden

‎Dökerken filler içlerini kumlara

‎Avuçlarımda ihtiyarladı oyuncaklarım

‎Sen sevgilim..

‎Kobalt mavisinde çatlayan denizin hafızası

‎Kumruların kanadında taşınan ümit

‎Yek cemre ile bahar getiren

‎Bir mercan dalında safi firak

‎İsrafil surunda bereket

‎Karanlığa aydınlık

‎Aydınlığa şems

‎Sensiz, ben sevgilim...

‎Bir heykelin gözlerindeki körlük

‎Ressamların su kabındaki mürekkep

‎Kabirlerde ağıt ve ceset....

‎


20261101

1717

Ömer Altun 2
Kayıt Tarihi : 4.11.2026 09:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!