Öylesine bir eylül akşamıydı
Dışarda yağmur yağıyordu
Bir kadın kucağında bebeğiyle
Umudunu koynuna döke döke
Geceye koşuyordu
Gün yeni kararmıştı
Mateme hazırdı sokaklar
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Yalnızlıktan vurgun yemiş yüreğim
Her damlada sızlıyordu
Nasıl taşıyordum bu hüznü
Nedir içimde büyüyen sonsuzluk
Cevap veremiyordum kendime
Kaldırımda bir kadın
Kucağında yarım kalmış bir çocuk
Bir de ben
Sokak karanlık,kederimiz buz gibi soğuk
Evlerin ışıkları bir bir sönüyordu
Biz üçümüz ağlıyorduk.
sayın gülali bey.emeğinize yüreğinize,kaleminize sağlık.tebrikler,tam puan
Çok güzel bir şiir okuttunuz.Kutlarım Gülali Bey,saygılar
Etkili bir manzaranın içinde sunulan düşsel unsurlarla çok şık bir şiir serüveni,saygıyla kutluyorum sayın şair.
Konusu ve anlatım bütünlüğüyle etkileyici bir çalışma...
Kaleminize sağlık sayın Gülali Ölmez...
Kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta