Ne yapayım ey gönül doğan güneşi
Baharın yağmuru islatmaz artık beni
Bu sevdanın bulunurmu başka bir eşi
Yüreğim isyankâr derdim çoktur gülüm
Hasret limanına doguşdan demir atmışım
Her şeyden vazğeçtim ben ne aşk ne mutluluk
Sarışınla başladığım her güzel esmer bitiyor
Anlaşılmaz bu sevdalar sanki dünya dönüyor
Dudakları volkan misali bakişlari kırmızı jilet
Bir belaya çattık Orhan sonu nasıl biter hayret
Felek ne kadar yüklense kalbimize
Bazı zamanlar hatırladığımız olur
Hangi dilber ilk aşkı tattırdı bize
Bir bahtiyarla yaşadığımız olur
Atamın gönül yarası bu şehir
Dağlarında çiğdemler açmış
Ovalarında Coşuyor bu Nehir
Aşıklar diyarı torbalı İZMİR
Bir güzel hatuna Rasladım
Artık fukaralar Mezara Gömüldü
Medet Yarab Külliyenin Eline kaldık
Eyilerde Dünyadan göçtüpde Gitdi
İtibar itibar Diyenlerin Diline kaldık
Rüşvet ile Haramla Kazandılar Serveti
Soruları sor da istedigimiz soru olsun
Köylü ne bilsin babam külliye bilir
Yogurt beyazmı tomates kırmızımı
Biz ne bilek babam iradeyi külliye bilir
İkibin üçyüz olmuş abo asgari ücret
Yaradan Rabbin açık açık sana emri var
Mümin olan elbet bu emre hemen uyar
Gerçekler ortada durur bak gör aşikâr
Hala eksi ile artıyı arıyor müslümanlar
Düşünürüm kendi kendime arada bazen
Kahbeler yoluma tuzak kurdular
Dallarımı kökünden vurdu kırdılar
Beni kimsesiz öksüz garip sandılar
Halım harap oldu nerdesin be ana
sanma ben çok üzülürüm duyunca
Çileni çekmeden sende ölemiyesin
Öfkem ile ciğerlerin hep parcalansın
Ektigini biçmedenden tövbe ölmiyesin
Bir çare oturup köşemde kaldım
Hala alışmadım bu yalan dünyaya
Çigdemi çiçegi peteği balı özledim
Bazen traktörle bazen tabanyayla
Pöyrege gittiğim uzun yolu özledim




-
Orhan Sönmez
Tüm Yorumlariyi bir kalem oldugu kesin