İnsan önce bir ışığa gözlerini açıyor, dünyanın ne kadar büyük, kendinin ne kadar küçük olduğunu öğrenmeden başlıyor yaşamaya. Sonra bir ses oluyor içinde, adını koyamadığı bir sevinç, avuçlarına sığmayan bir merak, her şeye inanacak kadar temiz bir kalp taşıyor göğsünde. Büyüyor insan, dünya büyümüyor oysa, yalnızca kayboluyor içindeki gökyüzü. Bir gün düşmenin acısını öğreniyor, bir gün el uzattığının nasıl uzaklaşabildiğini. Seviyor sonra, bir başkasının gözlerinde kendine ayrılmış bir ömür arıyor. Bir gülüşe geleceğini bağlıyor, bir gidişle bütün mevsimlerini yitiriyor. Aşk dediğin, bazen iki insanın aynı yalnızlıkta birbirine değmesi, bazen de birinin ömründen çıkıp ötekinin içinde yıllarca kalması. İşler biriktiriyor insan, borçlar, bekleyişler, yarım kalmış düşler... Sabahları yüzüne başka bir hayat takıp akşamları kendi içine dönüyor. Kimseye anlatamadığı yorgunlukları biriktiriyor sessizce, gülüşünün ardında kimsenin bilmediği bir kış büyütüyor. Zaman geçiyor; bazı yüzler uzaklaşıyor, bazı sözler insanın içinde yaşlanıyor. Affetmek kolaylaşıyor belki, unutmak hiçbir zaman. İnsan en çok da geri dönmeyeceğini bildiği günlerin kapısında uzun süre bekliyor. Bir bakıyor, eskiden sonsuz sandığı yollar kısalmış, gidecek yerleri azalmış, kalacak şeyleri çoğalmış. Aynaya her bakışında biraz daha kendi gibi, biraz daha el oluyordu kendine. Ve anlıyor sonunda; ömür, yaşadıkların her şey gibi yaşamadıklarının da yüküymüş. Bir türlü söylenemeyen sözler, vaktinde tutulamayan eller, insanın içinden geçip giden o ince, o narin mutluluklar... Ölüm, çok uzaklarda bir meçhul bir gün yakına oturuyor insanın. Ne yarım kalan hesabı soruyor ne de ertelenmiş düşleri bekliyor. Yalnızca zamanın kimseye geri vermediği yüzünü gösteriyor. İnsan o vakit anlıyor, bunca koşmanın, bunca üzülmenin, biriktirip biriktirip kaybetmenin ortasında aradığı şeyin öyle büyük bir mutluluk olmadığını. Birinin hayatında güzel bir dokunuşöç.mnb, bir kalpte incitmeden kalabilmek, bir akşam başını yastığa koyduğunda kendinden bütünüyle utanmamak... Ömür dediğin, başlangıcı başkasının elinde, sonu kimsenin bilmediği uzun bir iç çekiş belki. Gelgelelim insan, bütün kırgınlıklarına rağmen her sabah yeniden başlıyor hayata. Çünkü içinde, ne kadar yorulursa yorulsun vazgeçmeyi bir türlü öğrenemeyen küçücük bir yaşama sevinci var. Ve geçiyor ömür, gün gün, yara yara, insan insana... En sonunda geriye kaç yıl yaşadığımızdan çok, bir başkasının hayatına ne kadar iyi geldiğimiz kalıyor. Bir de içimizde, bütün o yaşanmışlıkların ardından hâlâ kapanmayan bir pencere Belki yarın, hayat bu kez bize biraz daha merhamet eder.
Nafiz Faik ErbaşKayıt Tarihi : 30.10.2026 17:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!