Ey şehri Erzincan
Ben sana ne diyem
sen de mi var garabet
Yoksa haberimiz mi yok kopmuş da kıyamet
Bakın şöyle bir tepeden
Binlik arenayı sokmuşlar ortasına şehrin
Eşkiya
Daglar beni bekler
Namlunun ucunda namus
Yüreklerde sevda,
Akıl dalgalı
Dağlar beni bekler
Şairlere hakaret deyup gizlediğim kelimeler
Çuvaldan çıkıyor pervasızca
Dert mi anlatır derman mı bilmem
Ölüme şahit her adım misgal misgal
Günah taşımakta
Bir yanım Kudüs
İksir-i Siyaset-i Alem
Sadece insan ve oğlunun isimlendirdiklerinden ibaret
Gerek biraz
Dikkat üstü dikkat
Aslı ise basiret üstü fehamet
Görün bakın işin içinde ne iş..
Bir can bekçisi oldum
Can oldum Canan oldum Sevgi yumağı uğruna önünde oyuncak oldum
Can oldum Canan oldum
bir ulak seslendi uzaktan
işte o vakit
Bir Gözyaşı damlası kolay mı çıkar pınarından
menbaı derin bir kuyu iken
Sondajlanır metrelerce ötelerden
Yılların ayların günlerin saatlerin dakikakaların yaşanmışlıklarından
Yahut
Hakkını Helal Et
Bak hele kerataya
Ye bütün haltları
Taşıma günahları
Yorma Hesab Görücüyü
Babından dilenir
Hangi gurbet!
Namazsız gecen dakika gurbettir,
beklerken iftarı gündüzü gurbettir,
Seni teskinleyecek fuadlar yok ise,
Koyulacak omuz gurbettir.
Helvadan putlar nafile acıkınca, Taptığı kağıttan bir kayme farkınca
Sıkıntı asıl iş görmüyor sakınca
Dışardan bir adam zanneder bakınca.
Yol yolluktan kul kulluktan çıkmış anca,
Yürümekten usanmadı da karınca
İyi Din'le
Bak ve İyi dinle
İşit veya duy demek değil lafz-ı din'le
Duyduğunu ve işittigini iyi din'le
Uyarlasan yapacağını bir İyi din'le
Duyduğun ve işittiğin İyi ise bir din'le




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!