BEHNAN, hayatı olduğu gibi kabul etmekten çok, onun ardında ne saklandığını anlamaya çalışan bir şairdir. İnsanları sözlerinden ziyade susuşlarıyla, yaşananları ise görünen yüzünden çok bıraktığı izlerle okumayı tercih eder. Bu yüzden onun şiirlerinde yalnızca bir olay değil, o olayın insanın içinde bıraktığı yankı vardır.
BEHNAN’ın dünyasında şiir, gösterişten uzak ama derin bir anlatım biçimidir. Kalabalıkların içinde bile kendi düşüncesine çekilebilen, çevresini gözlemleyen, insanın çelişkilerini fark eden ve bunları kelimelere dönüştüre ...
Kırık bir yatak , boğuk bir müzik sesi ,
İçimdekilerin sesi anlamsız ve karışık ,
Öylesine derin , öylesine kısık sesim ,
Teklikte yoğrulmuş hamurum benim.
Anlatsam , kimse yok karsimda duvardan başka ,
Ey behnan içini ferah tut ,
Tut ki aleme zeyl olan ne var ?
Dilden gelene elek tut ,
Tut ki dökülmesin hakikat.
İyi değilim , karanlığı aydınlatacak kadar güçlü değilim ,
Var olmuş bir bedende çürümüş et gibiyim.
Ateşin ısıttığı o kişi değilim , ısıtan değilim ,
Ben artık karanlık bir geceyim.
Kimi nerden nasıl göreyim , bileyim ,
Uyumaya dahi takati olmayan haldeyim.
Zir zemin katında heme zemistan günü ,
Afitab ısıtmıyor , sanarsın kadim gibi ,
Nahar oldu vakit geçti şam oldu ,
Ser , secdeden geçti , afitap dehre , çerağ olmadı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!