"Âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz."
Bilmem bu ne kasvet, bu ne bitmez tasa böyle:
Hüznüm bile aynamdaki endâmımı yırtar.
Ey yerdeki en bilgili, âdil kişi söyle:
Tartar mı benim hüznümü en muştulu kantar?
Dünyâdaki benden daha mahzun kişi, anlat:
Turâbın altında bırakan zûlmet;
An gelir, günyüzü gösterir elbet.
Nicedir dururum, Teketaşı'nda:
Karşımda bir ahlat, destimde nacak.
Hem garip hem yüce bir dağ başında;
Özge ne bulunur, şiir yazacak..?
Hamâset makâmından hep hayır söz söylerdim;
İrâdeme cinnîler hâkim oldu bu gece.
Küfürden, cerâhatten yere sofralar serdim;
Çok şükür, gönül erim sâim oldu bu gece.
En revnaklı gecelerde gökteydin,
Dolunay mehtâbı doğururken duru denizlerin üstüne,
En hazin yansımamdaydın
Ve her karanlık çöktüğünde memleketime,
Sen de oradaydın,
Şıktın,
Meçhûlü saran nâdide bir his ki füsunlu,
Kim gördü ki ta'rîf edecek, hâke rükunlu.
Zâhirde gışâ bulmaya tâlip görür ancak:
Âfil sanılır, hâlbuki etrâfı yosunlu.
Bir tebessümün bende bin hayâl uyandırdı.
Kayboldum, gözlerinin en derin noktasında.
Kulaklarım, ismimi söylüyorsun sandırdı;
Bir söz çıktı usulca, semânın ortasında:
Uyan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!