İsmail ERKUL Başkan’a
Ankara’nın öz evladı, yüzü hep güleçce,
Kalbinde insanlık var, yüreği genişce.
Makamı büyütmez onu, hep edebince,
Adaletle yürür, zulme hiç geçit vermezce.
İstanbul dedikleri koca bir şehir
İçine gireni yutar tüketir
Havası var ya her tarafı kirletir
Beni vatanımdan ettin İstanbul
Vatanı terk edip geldim buraya
Ne Verirsen, O Gelir Sana
Yolda yürürken bir taş kaldırırsan,
Bil ki bir gün önünden taş kalkar.
Bir gönül alırsan sessizce, kırmadan,
Bir gün ansızın gönlün onarılır fark etmeden.
Ah... ne güzel olurdu, eğer her gönülde iyilik yeşerse, kötülükten eser kalmasa. Gönüller saf, kalpler berrak olsa, insanlar kardeşçe yaşasa, dünyaya sevgi hakim olsa. İyiliğin ışığı her daim parıldasa, karanlıkları kovsa, kötülük gölgelerde kaybolsa. İnsanlar birbirine merhametle yaklaşsa, ne kadar huzurlu bir dünya olurdu, değil mi? Hem kendimiz hem de çevremiz için iyilik tohumlarını ekmeliyiz. Yavaş yavaş, sabırla, sevgiyle yeşerip büyürler ve bir gün her yer yeşil olur; kötülükten arınmış, umut dolu, aydınlık bir dünya...
“ah... how nice it would be if goodness bloomed in every heart, if there was no trace of evil. If the hearts were pure, if the hearts were clear, if people lived fraternally, if love dominated the world. If the light of goodness shines always, banishes the darkness, if evil disappears in the shadows. If people approached each other with compassion, what a peaceful world it would be, wouldn't it? We must sow the seeds of goodness both for ourselves and for our environment. They grow and grow slowly, patiently, lovingly, and one day everything will become green; a world free from evil, full of hope, bright...
İyilik güneştir, doğar her sabah,
Kötülük karanlıktır, sarar bir sabah.
Gönüller bahçesi iyilikle dolsun,
Kötülük rüzgarı daha esmeden kaybolsun.
İyilik tohumdur, filizlenir yavaş yavaş,
Kabul Olmuş Duam’a:
Gözümün nuru, gönlümün taçlı sultanı,
Adın Hatice, gönlümün her anı.
Günüm gece olsa, nurunla aydınlık,
Sen benim dualarım, sen gönlümde ırmak.
Bu akşam dinmek bilmiyor gözlerimdeki yaşlar
Beni anlamaz oldu bütün kardeşler
Yaralarım durmadan beni dürtüşler
Ağla gözlerim ağla kader yolunda
Kader yolundayız sonumuz bilinmez
ZALİME SÖZÜM VAR!
Ey insan!
Bir dur hele…
Vicdanını eline al da sor kendine:
“Ben ne yapıyorum?” de.
Kadir Ağbi, vakfın gönlü, önderi,
Düşer yola, dinlemez gündüzü geceyi,
İhtiyaç sahiplerine dağıtır sevgiyi,
Parayı köle eder, köle olmaz kendisi.
Manevi programlar, hep bir araya getirir,
Bir kahvenin, kırk yıl hatırı var
Senin bana anlatacak, neyin var
Gel beraber içelim, derdim var
Kahve deyip geçme, hayallerim var
Bir acı kahve iç ama, acı hayatı içme




-
Ay Işığı
Tüm Yorumlarelinize yüreğinize kaleminize sağlık.