Senin adın hüzün olsun
Kabuk bağlamayan yara
Gönlün isli kokusu
İklimlerden hazan
Mevsimine kırgın yaprak
Kelime kelime hıçkırık dizisi
Morg kapısı sütliman keder
V’akit ekim
Kelebek muştuları kirpiklerimde
Toprak kokuyorum anne...
Sen ki toprağıma özümden ektiğim çiçek
Ben mateminin solgun mevsimi oğul...
Gönlüm mihrabında hüzün kuytuları
Mevsim sıla öncesi sonra safi gurbet
Vazgeçiş ıstırabında yama tutmuyor gözler
Koparken kalpte kıyameti firak, tebessümlerin yetmiyor
İmtiyazı bitmeyen gülüşlerin eştikçe kalp yaralarımı
Dirhem dirhem katlanıyor azabım...
Unutulan kelimelerin hafta sonu tatilinde
Tekrarlanan cümleler arasında ismin sükûnetini doğurdukça mehtap
İşvesi geçmeyen gülüşlerini işliyorum hasretime…
Gönlüm yankısı sağır ederken kulakları
Tomurcuk açtı çehremde ıstırap suizanları
Bakışlarından hicranlığıma düğüm attıkça
Mevsim aralarında terk ediş zabıtları tutuyorum
Bahtım elem güzergâhı, fecrim bakışların…
Yağmurlardan gam düşürüşünün nakşında
Ah u zarlığım gül yangını
dil yakan
kalp kıran
kederinden simamı yıkadığım kaçıncı imtiyazdır bu…
Kırmızı renkli çiçeklerden
mavi gökyüzüne gülüşlerini çizeceğim
ve güz sarısından
ısmarlama şiirler ikram edeceğim
yüreğimden tasfiye edilmemiş kışlağım olan gözlerine...
Mum makamından ateş kokusuyla geldim sana
Heybemde kırk yıllık közlü sevdan
Yamalı hırkama sinmiş gözyaşlarım siyah
Sen yüreğimden kanatlanan ak güvercin...
Sükût orucundan sonra Meryem baharı taştı sürmelerinden…
Dile gelmeyen cümlelerin kâğıt vurgununda eriyor yüzüm
Gitme kal deyişlerim zehirler aklımı
Sevdiceğim niyet ettim üç ömür sevdan ateşinden küllenmeye
Yüzüstü hislerim kelepçeli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!