Vaveylalar çağlar iken ırmaklar
Hasat vakti vedalar karıştı toprağa
Gönül perperişan
İçimde yankılanır iken ayağı kesilmiş küheylan feryatları
Gülüşlerinden yüreğimi yıkadığım doğrudur...
Doğrudur; gözlerin bakışlarımın menzili olduğu
Hasretin kıvılcımları büründükçe dalgalara
Küllerimden sevdan ile doğduğum
Makul bir yakamoz iniltisinde yâd ediyorum seni
Mevsim soluksuz hazan
Gök mavisi muamma
Yıldızlar iki ayrı hece…
Vakit hasretliğin düş kırgınlığı
Suizan ettikçe kıyılara vuruyor sızılarım…
Giydirirken teninden tenime matem renkli hüznünü
Katre katre ummanlar besledi gözlerim
Yağmur üzeri yıldırım düşünce toprağa
Çatladı gönlüm sevda tohumları...
Kalmadı sensiz mavi ve yeşilin tadı
Kar beyazlandı dağlar, vadiler boyandı hüzün sarısına
Ardında ne çiçekler saldı kokularını ne de kapıldı yapraklar rüzgârlara
Uzadıkça kan kızılı bakışlar, yosun bağladı kirpikler
Sevdiğim; sensiz yüzüm hatlarını şekillendirdi günler, aylar ve de yıllar...
Gönlüm ardında yaprak yaprak solarken
Terk edebilirsin bu şehri...
Dolunay ışığında açan zambak çiçeği gülüşlerin
Avuçlarıma firak dağları bırakır iken
Soluklarımda gülüşün yek lahzası bahar
Yokluğun fısıltısı ruhum kursağında kıyamet…
Kuraklık başlatan bakışlarında örselendikçe
Yek katre hüznün bertaraf ediyor cümle kederi
Karıldıkça rüzgârın gölgesine figanlarım
Hıçkırık arası kahkahaya sığdırmak olsa gerek ismin
Sevdan b’aşka bir fasılda rüya…
Umursamaz tavırlar muhataplığında
Mektup ayıklıyorum yaralarıma
Tütsülendikçe hasretin gül kokusunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!