İçimde aralık gülleri hüznünden kalma diken tarifeleri...
Boğaz düğümlenmesi gün doğumundan parmaklarımda sızın
Afakım gidişine karanlık
Yürek bağı hasretin avuç yangınımda ıstırap
Vurgunluk makamında nefesimde nefesin tütsüsü
Vakit duha
Gün aras sevmelerinde çiçeği burnunda umut
Sevinç ağlama sesinden buğulu
Avuç avuç katre doldu tebessümün zehrine...
Aykırı hüzün sarmaşığında dolunay hapsoldu yağmur tanesine
İçlendikçe saçlarına yağmur
Bulutlandı gök…
Sızı tufanlarıyla kırılgan tebessümler bıraktıkça yüzün topraklarına
Ertelendi visal vakti
Kahkahalarım sensiz soğuk kar altında elem
Sarının tökezleyip yere düştüğü akşamlarda
Hüzünlü dudakların bürünür kederin soğuk rengine
Teselli namına kül olup dağılırım nefesin rüzgârından
Senden gittikçe sana dönerim Asya…
Bazen mor menekşe hüzünlü gözlerin başlatır isyanımı
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ
(Doğrusu Biz onu, yani, yukarıdaki Alak sûresinin ilk ayetlerini, insanlığın kaderinin dönüm noktası olan bir gecede, dünyanın kapılarının Allah’a kulluğa aralandığı, kıymetini Kur’an’dan alan mübârek Kadir Gecesinde indirdik.)
Bakışların dört mevsime açılan düşler geçidi
Aşina olmayan yoktur aşk ateşine
Kimi ısınmıştır
Kimi körkütük kor...
Avazı çıkmıyor çiçeği burnunda hüznünün
Bahar görkemli hazan bağrında naçar
Buzlu pencere aydınlığında tükenirken ömrüm
Ayca bakışlarında unuttum kendimi...
Umutlarım tebessüm baharında çığ altında
Gönlüm gülizarlığında büyürken gam güllerin
Kuşluk vaktine
İncire, zeytine
Vaat edilmiş güne yemin olsun ki..!
Kirpiklerin bahar saçaklarında visal düşler bağlayıp
Göğsümde kan kırmızısı güller yeşermedikçe
Kanatlarım kırık
Hasretin dört duvar
Gök ardına kadar kapalı
Sigaram ve ben bekliyoruz...
Dalgalı her dem deniz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!