Gecenin içinden bir çığlık yükseldi.
Ardından koptu birkaç feryat figan.
Her adımda yankılandı korku ve acı,
Gittikçe yaklaştı derin çağrı.
Kapalı kapılar ardında herkes suspus.
Döndükçe kilit sesleri bozuyor sükûneti.
Sanıyorlar ki durduracak birkaç demir parçası,
Ama bilemezler geleni; gelen ölümün kendisi.
Yaklaştıkça soğuk nefesi vurur ağaçlara.
Donar dallar, yapraklar kırılır gövdeleri.
Köklere kadar işler matem sessizce,
Toprak bile can verir onu hissedince.
Ve ölüm konuştu:
"Geldim, saklanma vakti geçti artık.
Kilitleriniz paslı, yakarış gibi çaresiz.
Hatırladığınız ümit gelmeyecek, gayesiz.
Adımı fısıldayan diller susar amansız."
Ve ölüm sustu.
Ardında bıraktı titreyen gölgeleri.
Sade bir sessizlik, dipsiz karanlık bir hiçlik.
Zaman durdu, eksildi bir nefes dünyadan.
Bir çığlık daha atılmadı ardından.
Ve bir kişi gitti.
Pencereden bakan gözler,
Pervazdaki çiçeği sulayan eller
Görmeyecek daha artık
Umutla doğan yarını.
Kayıt Tarihi : 20.2.2026 00:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!