Ölümün en yaşanası saatleri,ter içinde uyanılmış bir rüyayı tasvire kalkışan soluksuzluk ve kırmızı bir gökyüzü..
Ölümler zifiri bir ömre merdiven dayatırken,gidenler kalanları hiç özlemez miydi?
Tanrı tüm ölümlülere bu kadar adaletliyken bir tek bizim mi sevdiklerimizi erkenden almayı iş edinmişti? Yoksa tanrıdan daha mi az sevmiştik sevdiklerimizi
Binlerce hatta milyonlarca ölüm sorgusu bitmemişken yeni ölümler neden bu kadar erken başlamıştı? Tanrı çok çalışkan olmalı yada yeni bir arazi satın almış olmalı yoksa bu kadar insan nereye sığacaktı...
işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta