Her aşk kendi masalını yaratırmış...
Sensiz olamam yar ben sensiz yaşayamam
Bilmez kendi masalını yaşamayanlar
Bilmezler nasıl yanılır bir aşk uğruna
Nasıl candan vazgeçilir nasıl ölümüne sevilir
Nasıl bir söz için uğruna ömür tüketilir
Her aşk kendi masalını yaratırmış...
Sensiz olamam yar ben sensiz yaşayamam
Bilmez kendi masalını yaşamayanlar
Bilmezler nasıl yanılır bir aşk uğruna
Nasıl candan vazgeçilir nasıl ölümüne sevilir
Nasıl bir söz için uğruna ömür tüketilir
© Copyright Antoloji.Com 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Şu anda buradasınız:Ölüm Koynumda Şiiri - Yorumlar
5 Mart 2026 Perşembe - 14:10:13

AŞK ÜZERİNE 3 Mehmet Faruk HABİBOĞLU
Aşka dair söylemimin sonu gelmiyor. Bir dostum her ne kadar “Aşk bağışlanmış bir hüzündür” dese de bence aşk, bağışlanmayacak bir hüzündür. Aşkın kendisi hüzün çünki!
Bu hüznün sade bir yanında değil, dört bir yanında da erkeğin ıstırabı okunur. Zira aşk, gerçekten aşk söz konusu olduğunda, erkeğin hüznüne tanık olursunuz.. Kadınlar aşık olmazlar diye! Leyla saçlarından niye tutuştu? Mecnun O’na olan aşkın ötesine yöneldiği için.. Artık sevilmediğini gören Leyla kahrından yandı!
Kadınlar kendilerini, bir de sevilmeyi severler. Her kadın sevilmeye muhtaçtır. Aşk, ekmekten ve sudan daha elzem bir gıdadır onlar için. Beğenilmek isterler, sevilmek isterler.. Uğrunda per perişan bir erkek isterler! Yaratılıştan mıdır bu, bilmiyorum..
Üstad:
“Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar”
Dizelerinde bir erkeğin aşktaki derbederliğini anlatıyor. Hiçbir kadın bu duyguyu taşıyamaz yüreğinde ve dilinde oysa!
“Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi”
Diyor Nazım; söz tükeniyor.
Oysa……
Lale Müldür:
“eski rus bir sevgilim vardı...
başka birisini göze alamam bugünlerde...”
Diye dile getirirken duygularını, aslında bencil kadınsı seviyi anlatmış olmuyor mu?
Ya Melisa Gürpınar’a ne demeli?
“..aşkın
ancak bedensel bir bütünleşme söz konusu olduğunda
onu gözelleştiren bir çaba olduğunu
şöyle bir düşünmeğe başladığımda..”
Ötesi yok artık; demek ki fıtrat bu.. Öyleyse ey kadınlar siz kalemi bırakın ve sevilmeyi bekleyin!
Yokluğun,acı hüzün karması.Sensizlik, ölümün diğer adı...söylesene nasıl yaşar bu beden sensiz?Çok güzel,çok derin duygular.Şairi kutluyorum
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta