Dünyaya koku sürdüm
İnsanları karanfile boyadım
Ve işte ben uzaklardayım
Seyrediyorum
kokluyorum
Şimdi bu kız çıplak
Bana asılıyor diye
Sevecek miyim
Elide var ayağı da
Ama düşün ki bende insanım
Ayırırım
Ölmek diye bir şey var yaşantımızda
Bir karın tokluğu kadar çabuk
Tıka basa sığdırdığımız açlığımıza
Zamansız ve ani
Bir masal kadar uzunluğu
Ölmek diye bir şey var unutulmaz
Hayat bir alışkanlıktır,
alışırım demeyle başlar,
Teslimiyet
Ve
Kölelik
kimse kendini kandırmasın
Ağla dedin
Ağladım
Sonrada hiç gülmedim
İşte eserin
Bakta övün
Gül istersen
Sende bir gün seversen
Ve sevdiğini söyleyemezsen
O zaman bana hak verir, benden yana olursun
Birden sarılasın ve öpesin gelir
Belki öpemezsin
Belki sarılamazsın
Yine sonbahar geldi
tanrılarda durduramaz
yaprakların gazele dönüşmesini
Ben büyüdüm
Kocaman bir Oktay oldum
Dayım bile yanlış anlamıyor beni
Elini öpüp para isteyeceğimi sanmıyor
Her gördüğünde kaçmıyor
Asalak diyemiyor artık
Eğer
Uzaktaki çam ağaçlarının boyu
Parmağım kadar olsaydı
Belki üzülmezdim, çünkü o zaman asamazlardı beni
Şimdi istesem de öleceğim
Baharın gelmesi uzak
Ölümde geldi çaldı kapımı
Açsam olmaz
Git desem olmaz
Nasılsa girer
Kapı dayanmaz
Bir hayalim kalır geriye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!