(minik kuzu; henüz sarılamadan memeye/ ve anne koyun daha doyamadan bebeğe/ adandı bir kanlı sunakta/ habil’in efendisine./ ilâhlar “kan” diyordu/ ve devirip kâbil’in meyve sepetini/ habil’in üç günlük kuzusunu istiyordu./ bir tanrısal fitne, ilk cinayeti tarihe/ ve kardeşi kardeşe düşürüyordu./ üç günlük kuzuyu katleden habil mi,/ yoksa kötü olan/ kardeş katili kâbil mi? ../ işte, yaşamın ipucu burada saklı, cevabını mutlaka bul; / tanrıları / kulluğu kabul edenler yaratır Oğul! ..)
-I-
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,



