Yıllar boyu arıyorum neredesin öğretmenim,
Bana çok şey öğretmişsin kadrini bilemedim.
Uzat elini öpeyim hasret kaldım sana bugün,
Emeğine bir karşılık vermek istiyorum bugün.
Saygı göstermek gerekse en başta sen gelirsin,
İlim irfan sende olur hiç bıkmadan anlatırsın.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Öğretmenlerimizin hakkı hiç bir zaman ödenemez...Sevginin,bilginin,özverinin birer kalesi,mihenk taşı olmuşlardır yaşamımızda...Öğretmen olmanın gururunuda yaşadım şiirinizle .sevgi,saygılar....Fatma Güven
güzel 1 çalışma
Bilğiye olan sevginin sürekliliğinin ve bu bilğiyi aktaran öğretici uzamanın, emeğine, maharetine duyulan hayranlık ve vefanın işlendiği güzel bir şiir. Sevgili öğretmenlerimizi şahsınızın sıcaklığında bende selamlarım. Tebriklrimle.
Ah çekiyor bu yüreğim özlem içinde anıyor,
Bu fotoğraf öğretmenim okul önünde duruyor.
Kolay değil kırk yıl sonra onu yine arıyorum,
Bir melekti öğretmenim onu çok seviyorum.
Mükemmel bir çalışma
Harika bir kadirşinaslık örneği
Tebrikler üstadım
bazı kişilerle asla ödeşilmez.. her zaman borçluyuz onlara.. selamlar..
Şehmuz bey öğretmenlerimize yazılmış bu güzel şiiri severek okudum. tebrik ediyorum.
Öğretmenim.. Benim çocukluğumda öğretmenin okulda velimdi..Ve hep içiçeydik..Ama okulda tüm sevgilerine rağmen sonsuz saygımız vardı..Üstelik ben 5 yaşımda başladım okula o yüzden hepsi annem babam gibi davranırlardı..Sabırları sonsuzdu.. Birinci sınıf öğretmenim sayın Remzi Atok ve ablamın Öğretmeni Sayın Abdullah Tiryakiyi malesef kaybettik..Ama hala aileleri ile görüşmekteyiz ve ilişkimiz tam bir aile ilişkisi içindedir..Bir Öğretmenim beni 3 yıl okuttu Sevgili İsmet Bey ve yine öğretmen eşi Mesude Hanım hala ziyaret ederim..Ama 5, sınıf öğretmenim Sevgili Turhan Meraklı bir tek onu bulamıyorum.. Ama bu sabahta sayenizde vefat etmiş olan sevgili öğretmenlerimi rahmetle diğerlerinide va hatta tüm öğretmenlerimizi sevgiyle anıyorum..
Bana bu güzel duyguyu yaşattığınız ise teşekkür ederim..
Sevgilerimle
Saygı değer Şehmuz Bey'in bütün bu anlamlı sözleri olsun şiirdeki mısralar o kadar güzel ki benzetme yapmak bile zor geliyor bize...en güzel duygularla öğertmenim adlı şiirnize sonsuz teşekkür ediyorum bize o çoçukluk günlerimizi hatırlatığınız için o bilgin insan olan değerli öğertmenlerimize mısaralarınza yer verdiğiniz en güzel duygularınızın akan berrak su gibi daim olsun saygılarımla AHMET DAĞ
Yıllar boyu arıyorum neredesin öğretmenim,
Bana çok şey öğretmişsin kadrini bilemedim.
Uzat elini öpeyim hasret kaldım sana bugün,
Emeğine bir karşılık vermek istiyorum bugün.
Tebrikler Şehmus Kartal
yüreğine sağlık selamlarımla
Ne kadar vakur ve onurludur onların tebeşir tozlu elleri!
Teşekkürler
Bu şiir ile ilgili 42 tane yorum bulunmakta