Ağlamak âma hastalık. Sıraladım hastalıklarımı gözümün önüne ve şimdi bir perde çekmek gerek aramıza. Hangi bahar sararıp döküldü yapraklar da ben buna iç çekiyorum? Görüyorum; sömürüyor insanlar sevgimi, gözünü kırpmadan alıyorlar neşemi içimden. Karanlık, her gece açıp gözlerini usul usul gelirken odamın ezbere bildiğim duvarlarına, yine hatalarımla tek başıma bırakıyor huzurumu. Kimse de elinde bir avuç gülümseme ile gelmiyor yanıma. Dünyayı çok büyütüyorum, halkalar içinde rengi atmış tenimin çökük göz kapaklarında. Göğsümün içi bir karartı ülkesi. Alınmış huzurum ve kalmayan artıkları... Zaten hep de böyle olmuştu. Sadece pişmanlıklarım kaldı odamda; hepsi bu.
Mehmet Habip Güney
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta