Her şey bir gölge oyunu gibi başladı;
sessiz, derinden ve hileli.
Zamanın kucağında uyuyan hatıralar,
henüz uyanmamış bir fırtınanın habercisiydi.
Kalbim, hiç var olmamış bir geçmişin ağırlığıyla dolarken,
ruhumun dehlizlerinde yankılanan o ilk fısıltı;
her şeyin bir zandan ibaret olduğunu söylüyordu.
Ama ben, o fısıltıya değil,
senin o büyülü sükûtuna inanmayı seçtim.
Teninin her zerresini,
O muhteşem ve efsunlu gecelere hazırlıyorlar.
Bir vehim değildi bu,
bir sayıklama hiç değil;
İnanıyordum...
Dahası; içimde duyuyordum.
Öyle sanıyordum ki;
Saçının her telinde vuslatın tılsımı,
gözlerinin o amansız büyüsü,
vardı.
Yollar, uzak menzillere açılıyor
Ve ben, bir başka kuytuda,
Bir başka kırık ney sedasının senin için inlediğini zannediyordum.
Oysa ben sana ağlıyorum,
O sana ağlıyor,
Sen ise hem ona hem bana...
Neticede hep birlikte
Var olan ama tutulamayan o güzel şey için gözyaşı döküyorduk.
Gözlerin, gözlerime böylesine umarsız,
Böylesine yabancı gibi bakmadan evvel;
Bütün bu serapların gerçek olduğunu zannediyordum.
Bu duvarlar...
Bu taşlar canlıydı bir zamanlar.
Dilleri vardı, bana seni fısıldarlardı.
Şu masada, ekmeğinize sinmiş üç öğün efkârınız dururdu.
Şu çinili ocakta, sizi ısıtan ateş değil;
Kendi küllerine hapsolmuş bir hasretti aslında.
Şurada şarkılar makam bulur,
Şurada özlem kanatlanır,
Şurada bir kuş olup sılaya süzülme arzusu hıçkırırdı.
Şurada kıskançlık bir zehir,
Şurada ağlamak bir nehir gibi akardı...
Ve tam şurada... Ben, seni seviyordum.
Sahi, kimdim ben?
Belki içli bir sesin tam ortasındaki hicran yarası,
Belki boynundaki o ipek ilmik...
Kim bilir, belki de elindeki ney ile,
Kendi kederine karşı siper alan bir zavallı.
Belki de anahtar deliklerine kadar kurşun dökülmüş,
Hücreleşmiş o dairesinde ….
ne dairesi, o daracık odasında
Sabahlara kadar feryat eden,
Varlığıyla dünyayı bîzar eden…
O bendim.
Belki de duygularımın infazı için o hücreye dalan,
Dilsiz ve sağır cellatlardan biri de bendim.
Ne gam...
Ama bir bütündüm ben.
Çünkü senin "var olduğuna" inanıyordum.
Belki bir havuzun mermerine çarparak,
O güzelim sağ şakağı parçalanan bendim.
Artık bilmiyorum...
Artık gerçeği hayalden ayıramıyorum.
*
Çok tuhaf …
Fakat o duvarlar vardılar;
Benimdiler ve benimle hemhal oldular.
Zamanlara, mekânlara ve binbir kişiliğe dağıldım onlar sayesinde.
Şimdi ise...
Şimdi artık bütün bunlar birer hiçlik,
biliyorum.
Belki de hiç var olmadılar.
Biz seninle, çılgın bir ateşin
ve kan deryasının orta yerinde bakışmadık.
Kendimizce sevmedik biz.
Aşkı, acıyı, sadakati ya da o kutsal ahde vefayı,
Hatta o yıkıcı vefasızlığı bile tatmadık.
Peki ya şu gözlerin?
Şu uçsuz bucaksız, içi boşaltılmış gözler;
Bütün bu hakikati tek bir anda,
Hiç yorulmadan nasıl da haykırdı böyle?
O bakışlarda artık yalan bile yok, sadece derin bir istiğna...
"Yeter" diyen, "Gölgeni çek üzerimizden" diyen gözlerin...
Ben ki, senin izinde yıllarımı eskitmedim mi?
Seninle şu eyvanın önünde,
Ruhlarımız o kendince sevgilerle defalarca
Sarmaş dolaş olmadı mı ?
Şimdi avuçlarımda sadece bu soğuk taşların yankısı kaldı.
Bir hayali sevmekten değil,
bir hayalin içinde yaşlanmaktan yorgunum.
Sen, hiç gelmediğin o eyvanda,
hiç kurmadığın cümlelerle beni yalnız bıraktın.
Ben ise, hiç var olmamış bir mabedin en sadık dervişi gibi,
Kendi uydurduğum o kutsal yalana inandırdım kendimi.
Bütün bunların varlığına nasıl da inanmıştım.
Oysa demek ki yoktular...
Meğer bir zamanlar dahi,
hiç yokmuştular.
Artık anlıyorum ki,
Ruhumun derinliklerinde yankılanan o kırık ney sesi,
aslında dışarıdan gelmiyordu;
o, benim kendi yalnızlığımın feryadıymış.
Sizin o çinili ocağınızda yanan ateşin beni ısıtacağını sanırken,
aslında kendi hayal dünyamın külleri arasında üşüyormuşum.
Gözlerindeki o yabancı bakış,
bana sadece senin yokluğunu değil,
benim aslında hiç kimse olmadığımı da kanıtladı.
Biz, birbirimizin hayatından geçip giden iki yabancı bile değiliz;
biz, aynı rüyanın içinde
birbirini hiç görmeden seven iki farklı aşığız
Şimdi bu dilsiz duvarlar bile benden yüz çeviriyor,
çünkü artık anlatacak bir hikayem,
sığınacak bir zannım kalmadı.
Senden başka .
redfer
Kayıt Tarihi : 21.3.2026 02:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!