Aşk mı dediniz o sığ lügatinizde?
Ne sevgisi, ne sevdası Allah aşkına!
Kimin uğruna bu beyhude iştihâ?
Ölmek mi, parçalara bölünmek mi,
Yoksa zehri şifa diye yudumlamak mı?
Bu mu yani göklere çıkardığınız,
O nefsi kuşanmış gelgeç hevesleriniz?
Neden, niye, kime bu dökülen yaşlar?
✨✨
Kim anlar, kim okuyabilir beni?
Şu elest bezminden kalma rüya ikliminde,
Özenle, sabırla büyüttüğüm sevgimi?
Kim görebilir sığ sulardan bakıp da,
Hangi fani çözebilir bu sırr-ı mübhemi?
✨✨
Kim ortak edebilir o fani suretini,
Benim o sonsuz, o la-mekan ruhumla?
Hani o her zerresini feda ettiğim;
Cihanın ve zamanın ince sızısında duran,
Zulmetten azade, o bi-günah nur...
Ah, o göksel, o asil sevmelerimi!
Söyleyin, kim anlayabilir, kim?..
✨✨
Kime anlattıysam hicap etti gözleri,
Bir sana gösteremedim içimdeki seni!
Bin cehennemin nârında yaktın ser-encamımı,
Bir seni söküp atamadım, öldüremedim seni...
✨✨
Arz ettim dâvamı semavatın katına,
Toprak duymadı, bari âlem işitsin.
Kilit vurdum artık mabet kapısına,
Bu fani pazarın akdi burada bitsin.
✨✨
Sustum... Dilim lal, kalbim mühürlü şimdi,
Meylim yok dünyanın sahte beraatına.
Benim lekesiz sevdam gizli bir isimdi,
Sırr-ı mühür artık, Levh-i Mahfuz katında!
✨✨
Barış CanseverKayıt Tarihi : 20.10.2026 02:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!