Uykunun en sessiz çığlığında, ansızın uyarıldın mı hiç?
Ölümle yaşamın o tekinsiz, o kör eşiğinde kaldın mı hiç?
Zihninle bedenin arasından, bir hortlak gibi fırlayarak,
Bir zebaniyle yüz yüze gelip, kan ter içinde uyandın mı hiç?
Çaresiz ve yapayalnız, o en son umuda defalarca tutunarak,
Şafağın soğuk ölümleri içinde, nefessiz çırpındın mı hiç?
...🖋️
Aynalardan sızıyor adı konmamış gölgeler,
Tersine dönüyor saatler, bükülüyor yönler.
Duvarlar fısıldıyor hiç duyulmamış dilleri,
Görünmez eller okşuyor soğumuş tenleri.
Ayak izi yokken odada beliren o siluet,
Geceyi yırtan o ses; ya intikam ya lanet.
...🖋️
Toprak kokuyor odanın tavanı ve tabanı,
Gaipten çağırıyor biri, bilmem ne zamanı.
Bastığım her zemin bir mezar gibi çöküyor,
Kendi ismimi fısıldayan rüzgar içimi söküyor.
Zamanın durduğu o tekinsiz, o kör eşikte,
Kendi cesedimi gördüm sallanan bir beşikte.
Gözlerimi kapatsam da karşımda duruyor yüzüm,
Açık duran o cansız gözlerde gizli her gizem.
...🖋️
Kendi derimin altında kıpırdayan binlerce böcek,
Biliyorum, bu gece etim kemiğimden sökülecek.
Ağzımı her açtığımda dökülüyor un ufak dişlerim,
Yerdeki kan gölünde kendi çürüyen yüzümü düşlerim.
Tırnaklarımla kazıyorum göğsümü, kalbimi bulmak için,
Orada sadece kara bir delik var, sorma sakın niçin.
...🖋️
Gözbebeklerim ters dönüyor, yuvalarından fırlayacak,
Odanın köşesindeki şey, kemiklerimi tek tek kıracak.
Eklemlerim tersine bükülüyor, çatırdıyor tüm gövdem,
Artık bana ait değil bu et, bu kemik, bu fani beden
...🖋️
Tavandan sarkan o ipler, boynuma dolanmak için can atıyor,
Duvarlar daralıyor üstüme, odanın kalbi nefretle atıyor.
Kulağımdan içeri sızıyor o yapışkan, o soğuk irin,
Fısıldıyor: "Sen zaten öldün, burası en dibi o yerin.
"Kendi parmaklarımı çiğniyorum karanlıkta aç kalmış gibi,
Görüyorum karşımdaki aynada, o boynuzlu, o leş silüeti.
Gözleri olmayan bir çocuk oturmuş yatağımın tam üzerine,
Dikiyor dikilmiş dudaklarını, benim cansız tenime.
...🖋️
Şimdi göğsümde vuruşan bu amansız sızı,
Kendi ellerimle bağladığım ilmeğin izi.
Yargıcı da bendim bu davanın, sanığı da,
Karanlık odalarda bıraktım her bir tanığı.
Soruyorum aynadaki o yabancı yüze:
Kaç kez öleceğiz çıkmadan beyaz bir düze?Gecenin en siyahında kendimi vurdum da yine,
Dönüp de bakmadım ruhumun can çekişine...
...🖋️
Kayıt Tarihi : 23.07.2026 06:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!