Nöbet 2 Şiiri - Nimet Öner

Nimet Öner
592

ŞİİR


89

TAKİPÇİ

Nöbet 2

NÖBET

Gece, odanın içine usulca yerleşiyor.
Başım göğsünde,
kulağım kalbinin çalıştığı yerde.
Bir yanım gözlerini kapatıyor,
bir yanım kapının sesini dinliyor.
Sen saçlarıma dokundukca
içimde yıllardır ayakta bekleyen kadın
bir tabureye oturmak istiyor
tam dizlerini bükecekken
geçmişten bir anahtar sesi geliyor,
yeniden doğruluyor.
Bilmezsin,
en güzel sarılışlarda
kolların ne zaman çözüleceğini düşündüğümü.
Gidenlerin ardından öğrendim
Bir insanın göğsü yastık olabilir
yurt olması için
orada birkaç gece değil,
birkaç fırtına geçirmek gerekir.
Şimdi sen yanımdasın.
Elim elinde
nefesin saçlarımda,
ayakkabıların kapının önünde.
Her şey yerli yerinde.
Yine de içimdeki küçük kız
uyumadan önce perdeleri aralıyor,
sokağa bakıyor
Bir araba durmuş mu?
Bir gölge uzaklaşıyor mu?
Sabah olduğunda
bu evde aynı ses kalacak mı?
benden önce kırıldığı için ona kızamıyorum.
Ben büyürken o kapının arkasında kaldı
bir daha kimse ansızın gitmesin diye
yıllardır eşiği bekliyor.
Sana uzun uzun bakmam bundandır.
Yüzünü ezberlemiyorum
yüzündeki kalma ihtimalini okuyorum.
Sesin biraz değişse
içimde eski bir duvar çatlıyor.
Aramaya geç dönsen
yıllar önce kapanmış bütün kapılar
aynı anda bir kez daha yüzüme kapanıyor.
Sen yalnız bugünkü beni sevmiyorsun aslında.
On beş yaşında yarım bırakılmış bir kız,
çocuklarını göğsüyle büyütmüş bir anne,
kuyu duvarlarını maviye boyayan bir kadın
ve hâlâ sevginin temiz olduğuna inanmak isteyen
inatçı bir çocuk var.
Kalabalığım ben.
Bu yüzden bir tek beni sevmen yetmiyor
içimde senden ürken herkese
ayrı ayrı güven vermen gerekiyor.
Büyük sözlerle değil.
Sabah giderken üzerimi örtmen,
döndüğünde sesimi araman,
sustuğumda suskunluğumu cezaya değil
yaraya yorman gerekiyor.
sevgiyi artık sözle ölçmüyorum.
Bir şalın pudra pembesinde,
bordo bir kurdelenin özeninde,
işe yetişirken düşünmüş
iki telaşlı elin arasında arıyorum.
Ve buluyorum.
İşte tam o zaman
içimdeki bütün kelimeler halaya kalkıyor
göğsümden upuzun bir nida kopuyor,
çocuklarım ellerindeki mavi mendilleri sallıyor,
hayatın yüzüne üç kere bağırıyorum
Evet
Evet
Evet
Mutluyum.
Bunu inkâr etmiyorum.
Mutluluğum
başını yastığa koyup hemen uyuyanlardan değil.
Önce pencereleri kontrol ediyor,
ocağın altına bakıyor,
kapının kilidini yokluyor
sonra gelip usulca yanıma uzanıyor.
Bir elim senin elinde,
öteki elim hâlâ geçmişimin nabzında.
Acele ettirme sevgilim.
Senden gitmeye hazırlanmıyorum.
İlk kez
birinin yanında kalabilmeye hazırlanıyorum.
Yalnız içimde yıllardır nöbet tutan kadına
artık savaşın bittiğini anlatmam gerekiyor.
Sen her sabah yeniden gelirsen
bir gün inanacak.
Mızrağını duvara asacak.
kapıdan çekilecek
ve gelip yanımıza yatacak.
İşte o gece
başımı göğsüne koyduğumda
kalbinin sesinden başka hiçbir sesi dinlemeyeceğim.
Ve sen,
benim ilk kez derin uyuduğumu görünce
üstümü örteceksin.
Mutluluğumun başında
artık hiç kimse nöbet tutmayacak.

Azra Nimet Öner

Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 4.09.2026 23:06:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Cengiz Saba
    Cengiz Saba

    tebrikler

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)