Bana boş sayfalar verildi, her defasında seni yazdım.
Aşk şerbetinden içmeyenlerin önünde donakaldım.
Aralandı her defasında ışıltın kapı aralarından,
Ben senin gözlerini görmezden gelemedim canan.
Toprağa serpiştirilen humus gibisin sen,
Ayak izlerinden gelirler çocuklar, gelirsen sen.
Ayaklarım yalınken yağmur altında bekleyişlerim,
Çizme giyenlerin gözlerinde umutluyum, azizetim.
Cellada verilmiş ismim mektuplarında seherde,
Fanusun sığınağıdır abdestimin suyu derelerde.
Dağ ardından masumiyetin gelir, vakıf olur sırra;
Gözlerim bağlı hisseder kalbim derinde bir fırtına.
Hicrandır gülüm, mataramda eksikliğin var.
Sesini şiirlerimden duyar ölü mahpuslar.
Ah inci gözlüm, boynum vurulacak neharda.
Parmağımda nişanen düşse de başım topraklarda.
Ezanlar okunur yakın uzaklardan,
Kırılır güvercin yumurtaları yuvalardan.
Vefa kervanları Anadolu'dan geçer oldu,
Bana bakan ölümler ruhumda anlam buldu.
Kollarımın kuvveti açmaz demir parmaklıkları.
Pencereden düşen kar taneleri hatırlatır baharı.
Ezberletirim her gece ölümceklere şiirlerimi,
Kulak verir cellât dilime, nahoş olur duyunca beni.
Ekmek kırıntıları doyurur benimle karıncayı.
Fehmeder oldu yavaş yavaş ayrıcayı.
Başıma düşen su damlalarını görünce,
Sıza kaldım düşmana vurduğun oku süzünce.
Kayıt Tarihi : 19.07.2026 02:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!