Yaz Şairem Yaz
Yaz şairem yaz!
Kalemin artık uyandı,
kını kırıldı,
mürekkep yeniden kana karıştı.
Yaz şairim
Sen şiirini yaz şairim!
Anlat dünya meselelerini, barış güvercinleri uçuşsun şiirin semalarında
Gönül işlerini ince bir sitemle işle, tüm yarım kalmış sevdalar raks etsin mısralarında
Yaz şairim
Yeis Çiçekleri
Sorma bana bu güne kadar neredeydin diye
Siyah gidişlerle boğuşuyordu yüreğim hayli zamandı
Güçsüzdüm, düşsüzdüm, Saçlarımdaki yeis çiçeklerini hiçliğin ilk hecesinde büyütmüştüm ve tükenişimle üzerlerini örtmüştüm
Yelda
Ah Yelda, bir gönül pınarının berrak suları gibi gel, gel yeter ki, yüreğimin sancısı olsan da farketmez...
Bir gönül bahçesinin rengarenk çiçekleri gibi gel, gel yeter ki, solgunluğum olsan da farketmez...
Bir kırık sazın vuslata hasret nağmeleri gibi gel, gel yeter ki, küskünlüğüm olsa da farketmez..
Yelda nefesini üfle ruhuma
Şimdi bir ses gelse senden, sussa bütün sesler,
Seni dinlesem sonsuza kadar..
Yürürken yarım aksak, bir köşe başından karşıma çıksan
Gözyaşlarımla yıkadım da toprağa verdim bedenimi..
Bir şair kırkım çıkmadan yazarsa seni, kırk yerinden kırılsın kalemi...
Nimet Öner
Lâl
Yusuf 'un gözyaşları
Ruhum ruhuna yolculuk yapardı bazen
Dolaşırdı karanfil kokan sokaklarını
Yüzünün Coğrafyası
Gittiğim hiçbir şehirde
yol tarifi verecek kadar kalmadım,
bir kaldırım taşı kadar bile alışmadım sokaklarına…
Ama yüzünün coğrafyasını
Zamanın Avuçları
Her an durmadan
bir tespih tanesi gibi dönerken Dünya
ne başını biliyoruz
ne sonunu
Zamanın Aynasında
Bir ayna, çatlamış evrenin kalbinde,
Her parçasında başka bir hayatın soluğu,
Birinde seni ilk gördüğüm an,
Diğerinde vedamızın soğuk gülüşü




-
Kasım Akçay
-
Fulya Aras Koca
Tüm YorumlarDünyada bir tane Hayat Hanım olsaydı kahrı çekilirdi Nimet Hanım ,o kadar çekilmez hayat hanımlar var ki!
"Nedir şu hayattaki en büyük kazanım?" sorusunun benim için cevabı hep aynı olmuştur. Dost. Evet hayata olabilecek en büyük kazanım dosttur efendim. Canının yanına candaş olacak bir dost, ki böylesinin değeri bin ömre bedeldir. O dost ki haldaşındır, sırdaşındır, ruhunun ve dimağının doygunluğudur, ...